.....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından......2011/800 Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine ...... Mahkemesi'nin 2008/296 Esas sayılı dosyasında verilen müşterek çocuğun velayetinin dava sonuçlanıncaya kadar davacı babaya tedbiren verilmesine ilişkin 14.07.2009 tarihli ihtiyati tedbir kararına dayalı olarak ilamlı icra takibine başlandığı, borçluya örnek 3 numaralı icra emrinin tebliğ edildiği, borçlu vekilince, boşanma davası yargılamasında müşterek çocuğun velayetinin tedbiren babaya verildiği, boşanma davasının reddedildiği, tedbir kararının nihai kararla ortadan kalktığı belirtilerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, boşanma davasının reddine karar verildiği ve kararın kesinleşmediği, HMK. 389. madde ve devamı maddelerine göre ihtiyati tedbir kararının etkisi aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hüküm şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu karar, ihtiyati tedbir kararı olup, bu kararın infazı ile ilgili istek İİK'nun 25/a maddesine göre infaz edilemez. Bu tür kararlarda tedbirin infazı için icra müdürlüğü veya yazı işleri müdürü veya bir başka adliye görevlisi infaz memuru olarak tayin edilir. 6100 sayılı HMK'nun 394. madde (HUMK m. 101) ve bunu izleyen maddeler uyarınca mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarının esasına ve infazına yönelik şikayetlere de tedbir kararını veren mahkemece (somut olayda Asliye Hukuk Mahkemesi'nce) bakılması zorunludur. Bu durumda, ilgilinin ihtiyati tedbir kararının yerine getirilmesini infaz memurundan istenmesi gerekirken, ilamlı icra takibi yoluna başvurması ve icra emri tebliği hukuken mümkün değildir.
O halde mahkemece bu husus re'sen gözönüne alınıp, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
......
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....