MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu, aleyhinde ilama dayalı takip başlatılması üzerine, işlemiş faizin ve takip sonrası için talep edilen faiz türünün ilama aykırı olduğunu, bu nedenle icra emrinin iptalini talep etmiş Mahkemece bilirikişiden rapor alınarak işlemiş faize itiraz hususunda hüküm kurulmuş, ancak takip sonrası dönem faizine ilişkin yapılan şikayet incelenmemiş, taraf vekillerince karar temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak ilamda, kıdem tazminatı asıl alacağının 27.04.2004 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle, diğer alacakların ise yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu ilam gereğince kıdem tazminatı faizi yönünden, birer yıllık devreler halinde ve devre tarihlerinin başlangıcında bir yıllık vadeli mevduata bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranının (taraflarca bildirilen) bankalardan sorulup tespitinden sonra, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının hesaplanarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda borçlu tarafından banka isimleri bildirilmesi, alacaklı tarafından bildirilmemesi nedeniyle, bildirilen bankalardan faiz oranları sorulup tespit edildikten sonra bilirkişi vasıtasıyla kıdem tazminatı işlemiş faiz ve diğer alacaklar yönünden de yasal faiz oranlarına göre istenebilecek faiz oranları hesaplattırılmış, istenebilecek toplam faizin 8.577,60 TL (fazla istenen miktarın da 5.218,28 TL) olduğu bildirilmiştir. Ancak kabul edilen bu rapor içeriğine aykırı şekilde, icra emrinde tüm alacaklar için işlemiş faizin 5.218,28 TL olarak düzeltilmesine, fazla istenen miktarın iptaline karar verilmiştir. Yine takip sonrası dönem için uygulanması istenen faiz türüne ilişkin itiraz hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bu durumda Mahkemece yukarıda açıklanan usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu içeriğine uygun olarak faizin fazla istenen 5.218,28 TL'lik kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken bu miktar kadar faiz talep edilebileceği yönünde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, takip sonrası uygulanması istenen faiz türüne itiraz hususunda da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.03.2013 arihinde oybirliğiyle karar verildi.