MAHKEMESİ : Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2013
NUMARASI : 2012/291-2013/29
Hazinenin tapu iptali ve tescil istemiyle açtığı davanın reddine dair Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.02.2013 gün ve 291/29 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine temsilcisi; 159 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tahdit ve tespitinin yapıldığını açıklayarak dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; dava konusu 159 parselin mülkiyetinin çekişmeli olduğu gerekçesi ile H.. H.. açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarla niteliğindeki 8000 m2 yüzölçümüne sahip dava konusu 159 parsel sayılı taşınmazın 1966/39 Esas sayılı dava dosyası ile davalı olduğu belirtilerek malik hanesi boş bırakılmak sureti ile 31.08.1969 tarihinde tespit yapılmış olup taşınmaz hakkında tapu kaydı oluşmamış ve halen malik hanesi açık bulunmaktadır. Söz konusu 1966/39 Esas sayılı dava dosyasına ise mahkemece yapılan inceleme ve araştırmalara karşın ulaşılamamıştır.
3402 sayılı Kanun'un 27/1.maddesi hükmüne göre, “Mahalli Hukuk Mahkemeleri'nde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesi'ne re’sen devrolunur.” Aynı Kanun'un 26/son maddesi hükmüne göre de, “Kadastro Mahkemesi'nin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar.”
Dava konusu parselin, davalı olduğu gerekçesi ile malik hanesi açık bırakıldığına, halen malik hanesi boş olup taşınmaz hakkında sicil oluşmadığına, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2 maddesi uyarınca gerçek maliki belirleme görevi ile malik hanesindeki boşluğu doldurma görevi Kadastro Mahkemesi'ne ait olduğuna göre, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy