MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve müşterekleri ile Hazine,...e müşterekleri, ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.06.2012 gün ve 223/170 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Hazine temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak, kadastro sırasında vekil edenlerinin ortak miras bırakanı ... adına 132 ada 37 parsel numarasıyla tespit ve tescil edilen taşınmazın yaklaşık 10-15 m2'lik bölümünün davalı ... adına tespit ve tescil edilen 132 ada 24 parsel kapsamında kaldığını açıklayarak bu kısmın tapusunun iptali ile, yine aynı taşınmazın paftasında yol olarak bırakılan yaklaşık 60 m2'lik bölüm ile birlikte 132 ada 37 parsele eklenmesini, 132 ada 37 parselin vekil edenleri adına miras payları oranında tapuya tescilini istemiştir. Davacılar vekili 06.01.2012 tarihli dilekçesi ile tapu iptali ve tescil davasına konu olan ve davalı ... adına tapuda kayıtlı taşınmazın 132 ada 64 parsel olduğunu bildirmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Davaya dahil edilen davalı Hazine temsilcisi, 24.04.2012 tarihli yargılama oturumuna katılmış ancak davanın esası hakkında beyanda bulunmamıştır.
Davalı ... Tüzel Kişiliği'ni temsilen köy muhtarı duruşmada, davaya konu taşınmazın Köy Tüzel Kişiliği'ne ait olmayıp şahıslara ait olduğunu, ancak kime ait olduğunu bilmediğini savunmuştur.
Mahkemece, 132 ada 24 parsel nolu, davalı ...'a ait taşınmaza ilişkin davanın reddine; tescil davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, fen bilirkişilerinin 14.05.2012 tarihli raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 21,24 m2'lik yerin 132 ada 37 parsele katılmasına, parselin yüzölçümünün 387,44 m² olarak tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapor ve krokide B harfi ile gösterilen 35,90 m2'lik yere ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün redde ilişkin bölümü davacılar vekili, kabule yönelik bölümü davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; nizasız 132 ada 37 parsel, 18.06.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden, ölü olduğu açıklanarak davacılar miras bırakanı ... adına tespit edilmiş, tutanağın itirazsız 13.09.2007 tarihinde kesinleşmesiyle tapu oluşmuştur. Tapu iptali ve tescil isteğine konu 132 ada 64 parsel; dosya arasındaki ... Kadastro Mahkemesi'nin 20.07.2009 tarihinde kesinleşen 20.02.2009 tarih, 2007/298 Esas ve 2009/13 Karar sayılı kararı ve anılan karar uyarınca Kadastro Müdürlüğü'nce
düzenlenen 28.09.2009 tarihli tescil bildirimine göre, kadastro sırasında 132 ada 23 parsel numarasıyla davalı ... adına tespit edilmiş, davalının komşu 132 ada 22 parselin bir kısmına yönelik açtığı tespite itiraz davasının kabulü ile, kabul edilen taşınmaz bölümü ile birlikte 132 ada 64 parsel olarak davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.
Her ne kadar hükümde, "132 ada 24 parsel nolu davalı ...'a ait taşınmaza ilişkin davanın reddine" yazılı ise de, gerekçede yapılan açıklamalara ve dosya arasındaki teknik bilirkişiler ... ve ...'un 14.05.2012 tarihli rapor ve krokisine göre, gerçekte davası reddedilen taşınmazın 132 ada 64 parsel olduğu anlaşıldığından, maddi hata niteliğinde kabul edilen bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün redde ilişkin bölümlerinin ONANMASINA,
Davalı Hazine temsilcisinin, hükmün kabule yönelik bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacıların miras bırakanı adına kayıtlı nizasız 132 ada 37 parselin kadastro tespiti 18.06.2007 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava harcı alınarak 02.11.2011 tarihinde açılmıştır. Tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine kadar en az 20 yıllık sürenin geçmiş olması gerekir. Tespit öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tescil davalarında ise, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin kazanma bakımından nazara alınacağı kuşkusuzdur. Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 gün, 2002/8-141 Esas, 2002/132 Karar sayılı hükmünde de belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihi, bitişik ya da komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği tarihtir. Davaya konu paftasında yol olarak gösterilen ve teknik bilirkişinin krokisinde A ile işaretli yer için tespit öncesi iddialar bakımından makul süre geçmiş, tespit sonrası sebep için 20 yıllık süre dolmamıştır. Bu kısma ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile, hükmün kabule ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy