......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; takip konusu alacak kalemlerine, işlemiş ve işleyecek faizin ve faiz oranının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Takibe dayanak ilamda, kıdem tazminatı ve diğer alacaklara belirtilen tarihlerden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu ilam gereğince, birer yıllık devreler halinde ve devre tarihlerinin başlangıcında bir yıllık vadeli mevduata, Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre taraflarca bildirilen bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranının sorulup tespitinden sonra, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının hesaplanarak sonuca gidilmesi gerekir.
Somut olayda ..... dışındaki tarafların bildirdikleri diğer bankalara anılan ilke çerçevesinde müzekkere yazılmış ve talebe uygun faiz oranları bankalarca bildirilmiştir. Ancak, ........azılan müzekkerede bankanın fiilen uyguladığı faiz oranlarının istendiği belli değildir.
Mahkemece yapılacak iş; alacaklı tarafın bildirdiği ......yeniden hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranının sorulması, gelen cevaba göre hangi banka cevabı esas alınarak sonucuna gidileceği belirlendikten sonra faizin bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Bu ilkeye uygun olmayan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy