MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasında davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın eski hale getirme nedeniyle kaldırılmasına dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 23.05.2012 gün ve 355/1402 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, boşanma dosyasına verdiği dava dilekçesinde, tarafların 1978 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde satın alınarak davalı adına tescil edilen 41 parselin alınmasına katkıda bulunduğunu açıklayarak taşınmaz üzerindeki katkı payı alacağının davalı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, katkı payı alacağına ilişkin dava dosyasının tefrikine karar verilmiş, tefrikten sonra, davacı tarafça duruşmanın mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle 20.07.2011 tarihinde, HUMK.nun 409 maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına, 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden 15.02.2010 tarihinde 6100 sayılı HMK.nun 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin eski hale getirme talebi üzerine; Mahkemece ek kararla, eski hale getirme isteğinin kabulüne, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde yeni esasa kaydedilmesi için dosyanın tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmesi üzerine; eski hale getirme isteğinin kabulüne ilişkin ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, eski hale getirme isteğinin kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Eski hale getirme, elde olmayan sebeplerle süresinde yapılamayan bir işlemi sonradan yapma imkânı verebilmek için getirilmiş bir müessesedir. Eski hale getirme talebinin kabul edilebilmesi için sürenin arzu ve ihtiyaç dışında elde olmayan bir sebeple kaçırılması (HUMK.nun 168 m. ve 6100 sayılı HMK. md. 95/1), süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca başka bir hukuki yoldan ulaşılamaması (md.95/2), eski hale getirme talebinin engelin kalkmasından itibaren 2 hafta içinde yapılması (md.96/1), en geç nihai karar verilinceye kadar eski hale getirme talebinde bulunulması (md.96/2) gerekir.
Somut olaya bakıldığında; davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hüküm, 15.02.2012 tarihinde davacı tarafa tebliğ edilmiş, hüküm, temyiz edilmeksizin 02.03.2012 tarihinde
kesinleşmiştir. Hükmün tebliği üzerine, davacı usulsüzlüğü 15.02.2012 tarihinde öğrenmiştir. Mülga, 1086 sayılı HUMK.nun 168.maddesi uyarınca eksik hale getirme isteği engelin kalkmasından itibaren 10 gün içerisinde, 6100 sayılı HMK.nun 96/1.maddesi uyarınca engelin kalkmasından itibaren 2 hafta içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Davacı usulsüzlüğü tebliğ tarihinde öğrenmiş olup, davacı anılan maddelerdeki 10 günlük ve 2 haftalık süreleri aştıktan çok sonra 22.05.2012 tarihinde eski hale getirme isteğinde bulunmuştur. O halde; davacının eski hale getirme isteğinin süresinde olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, talebin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile eski hale getirme isteminin kabulüne ilişkin 23.05.2012 tarihli ek kararın 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy