........
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Takip konusu ilamda, yıllık ücretli izin alacağı ile genel tatil ücretinin yasal faiziyle, diğer işçilik alacaklarının ise, bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi ile tahsiline hükmedildiği, takip talebi ve icra emrinde en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesine hükmedilen alacaklar için %23 ile %20 arasında faiz işletildiği ve takip sonrası için de bu oranlar üzerinde faiz işletilmesinin istendiği, borçlu vekilinin fazla faiz istendiği yönündeki şikayeti üzerine, Mahkemece, verilen karar, tarafların bildirdikleri bankalardan fiilen uygulanan en yüksek işletme kredisi faiz oranları tespit edilerek dosyaya konulduğu halde, bunlar dışında bir başka bankanın faiz oranı nazara alınarak ve de hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler nazara alınmadan sonuca gidilmesinin isabetsiz olması gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporda, tarafların bildirdiği bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiz oranları nazara alınmış, ancak ...... 20.09.2006 tarih ve 12-594/534 sayılı kararında vurgulandığı üzere hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde uygulanarak hesaplama yapılmamıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında
.....
belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Bu durumda, Mahkemece, hükmüne uyduğu bozma ilamı doğrultusunda, tarafların bildirdiği bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiz oranları esasa alınarak, hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının hesap edilerek, alacaklının takipteki talebi de gözününde bulundurularak, bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi yerine, hatalı rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme Kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy