MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Takibin iptali talebi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Mahkeme kararını temyiz eden borçlu şikayetçi vekili Av. ..., temyiz aşamasında Uyap üzerinde verdiği ve mahkemesince 06.08.2013 de dosyasına havale edilen dilekçesiyle; davalarından ve temyiz istemlerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Adı geçen vekilin şikayet dilekçesine ekli ... 37. Noterliği'nin 05.07.2012 tarih ve 018886 yevmiye numarasıyla düzenlenmiş genel vekaletnamesi incelendiğinde, davadan ve temyizden feragate yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK'nun 311. maddesi gereğince kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Karar kesinleşinceye kadar her aşamada feragat mümkündür. Bu durum karşısında karar ortada durdukça mahkemenin davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar vermesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemenin feragat hakkında hüküm verebilmesi için kararın bozulması gerekmektedir. Nitekim, Yüksek Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu şekildedir. (11.4.1940 gün ve 70 sayılı İBK., HGK.21.11.1981 gün ve 1981/2-551)
Bu durumda, mahkemenin davadan feragat beyanı hakkında bir hüküm vermesi amacıyla kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının, İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy