MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak-tasarrufun iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekili, 17.02.2005 tarihinde davalı ... Elektronik İnş. Taah. San Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı, ... plakalı aracı, ... Trafik Tescil Müdürlüğü'ndeki dosyasında bulunan, 07.02.2005 tarihli rehin kaldırma yazısı ve diğer yazıları görmek suretiyle, satışına engel bulunmadığının anlaşılması üzerine 20.225-TL bedelle satın aldığını ve 18.02.2005 tarihinde trafikte adına tescil ettirdiğini, ancak, müvekkilinin satın aldığı bu aracın, bir gece evin önünden habersizce götürüldüğünü, yaptıkları araştırmada araca, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2004/19445 Esas sayılı dosyada 23.12.2004 tarihli yazıya istinaden el konulduğunu öğrendiklerini, Devletin resmi kayıtlarına güvenilerek satın alınan aracın, davacıdan alınması ve tasarrufunun engellenmesi sebebiyle, mağdur olduğunu ve zarara uğradığını ileri sürerek, araç üzerindeki her türlü takyidatın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı-karşı davacı alacaklı vekili, borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ...'un kefaleti ile Banka'nın ... Şubesi'nden kredi kullandırıldığını, teminat olarak ... plaka sayılı araç üzerine rehin tesis edildiğini, kredinin ödenmemesi üzerine, hesap kat edilerek, borçlu ve kefil hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattıklarını, aracın, 02.03.2005 tarihinde trafik ekiplerince otoparka çekildiğini, bunun üzerine davacının, aracı satın aldığını beyan ettiğini, ... Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nce araç üzerindeki rehnin kaldırıldığını tespit ettiklerini, aracın ... 5.Noterliği'nin 17.03.2005 tarih ve 6840 yevmiye numarası ile sahte evrak tanzim edilerek davacı ... 'e 15.000-TL'ye satıldığını öğrendiklerini, kötü niyetli davacı-karşı davalının istihkak iddiası haksız olduğundan reddini savunmuş, karşı dava dilekçesi ile, davacı karşı davalı ... ... ile borçlu davalılar arasında ... plakalı aracın satış sözleşmesine dayanak yapılan trafik kayıtları gerçeği yansıtmadığından, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na dolandırıcılık, evrakta sahtecilik suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunduklarından, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin mutlak butlanla batıl olması nedeni ile hakkaniyet, dürüstlük ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından yapılan satışa ilişkin tasarrufun İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince iptalini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu yapılan ... plakalı aracın, ... ve ... tarafından, sahte belge düzenlenmek suretiyle üzerindeki rehin kaldırılarak, ... 5. Noterliği'nin 17.03.2005 tarih ve 6840 yevmiye numarası ile davacı-karşı davalı ... ...'e satıldığı, her ne kadar, davalı-karşı davacı .... tarafından, davacı ile borçluların birlikte hareket ederek, sahte belge tanzim ettikleri ve araç satışının bu şekilde gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 15.10.2012 tarih ve 2009/198 Esas, 2012/292 sayılı kararı ile davacı ...'in söz konusu suçu işlediğine ilişkin yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile beraatine karar verildiği ve davalı-karşı davacı tarafından ileri sürülen iddianın ispatlanamadığı ve TMK'nun 988.maddesi de gözönünde bulundurularak, davacının istihkak iddiasının kabulü ile dava konusu ... plaka sayılı aracın davacıya ait olduğunun tespiti gerektiği, ancak, davalı karşı davacı .... vekilinin, mahkemenin 11.10.2005 tarihli celsesinde hazır bulunmadığından karşı dava tasarrufun iptali talebi yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığı, davalı-karşı davacının 04.12.2012 tarihli celsede de hazır bulunmadığı ve herhangi bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, bu kez, HMK'nun 150 ve 320.maddeleri uyarınca, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden, davacı üçüncü kişinin istihkak davasının kabulü ile dava konusu ... plakalı aracın davacıya ait olduğunun tespitine, karşı davanın daha önce de takipsiz bırakılarak işlemden kaldırıldığı anlaşılmış olduğundan HMK 150 ve 320.maddeleri uyarınca karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı alacaklı Finans Bank A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının karşılık dava olarak İİK’nun 97/17 ve 277-280. maddeleri gereğince açtığı tasarrufun iptali istemlerine ilişkindir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı alacaklı Banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine;
2-) Davalı-alacaklı Banka vekilinin İİK’nun 97/17.fıkrasına dayalı karşı dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkin temyiz incelenmesine gelince;
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 409.maddesi: “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Oturum gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hallerde, gün tespit ettirilmemiş ise, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yukarıdaki fıkralar hükmü gereğince dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağrı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur.
Dava, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenilenirse yeniden harç alınır. Bu harç yenileyen tarafından ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, yeni bir dava sayılmaz.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Birinci ve ikinci fıkralar gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde beşinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermektedir.
Anılan Kanun'un yerine 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 150. maddesinde de aynı hükümlere yer verilmiştir. Anılan bu düzenlemenin yazılı yargılama usulüne tabi davalarda uygulanacağında kuşku ve duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda dava, 05.05.2005 tarihinde 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde karşı dava olarak açılmış, 11.05.2005 tarihli duruşmaya davalı karşı davacı alacaklı Banka vekilinin katılmamış olması ve davacı karşı davalı üçüncü kişi vekilinin de davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi nedeni ile HUMK'nun 409. maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar ilk kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı alacaklı vekilinin 12.10.2005 tarihli yenileme dilekçesi üzerine yeni duruşma günü verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Ancak 04.12.2012 tarihli duruşmaya davalı-karşı davacı alacaklı Banka vekili gelmediği ve herhangi bir mazeret dilekçesi de verilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nun 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 320/4 bendi "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dava dosyası, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmünü içermektedir.
İİK,'nun 97/11.maddesinde ise “istihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne (HUMK. 507-511, HMK. 316 m.) göre bakılır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda basit yargılama usulünün uygulandığı istihkak davasında ve bu davaya karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasında 6100 sayılı HMK'nun 320/4 maddesinin uygulanması gerekir.
Ancak 6100 sayılı HMK'nun zaman bakımından uygulanma başlıklı 448.maddesi "Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır" hükmünü içermektedir. Bu maddenin karşılığı HUMK 578. maddesidir. Buna göre somut olayda 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde Yasa'nın 409/1 bendi bakımından tamamlanmış bir işlem söz konusu olduğundan diğer bir deyişle kazanılmış hak bulunduğundan 6100 sayılı Kanunun uygulanma olanağı bulunmadığı açıktır. Durum bu olunca anılan yasanın 320/4 bendinde belirtilen işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olma koşulunun gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir.
Öte yandan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği tarih olan 11.10.2005 tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK'nun 409.maddesine göre davacının bir defadan fazla dosyayı takipsiz bırakması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinden davanın davacı tarafından ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı kuralının 01.10.2011 tarihinden önce bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyalar için 6100 sayılı HMK'nun yürürlük döneminde de uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1992/11-702 E., 1993/48 ...., 17. HD.nin 21.02.2012 gün ve 2012/609 E.-1960 .... sayılı kararları da bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı karşı davacı alacaklı tarafın 04.12.2012 tarihli duruşmaya katılmamış olması nedeni ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanun'un 320/4. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı-karşı davacı alacaklı Banka vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı alacaklı Banka vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı alacaklı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 301,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.