MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı Alacağı
... ile ... ve ... oğlu aralarındaki katkı payı alacağı davasının yetkisizlik nedeniyle reddine dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 25.05.2012 gün ve 52/199 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 30.11.1990 tarihinde evlenen davacı ile davalı ... arasında halen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde sürmekte olan boşanma davası bulunduğunu, evlilik birliği içinde 28403 ada 4 nolu parsel ve ... plaka sayılı aracın edinildiğini, araç ve taşınmazın davalı adına kayıtlı iken davalı tarafından elden çıkarıldığını açıklayarak, halen ... adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptaliyle davalı ... adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla araç için 5.000,00 TL ve taşınmaz için 5.000,00 TL katkı payının davalı ...'dan tasfiye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, yetkili mahkemenin davalının ikametgahı ... Mahkemesi olduğunu, davalının araç ve taşınmazda herhangi bir katkısının bulunmadığını, ... ile ... arasındaki satışın gerçek bir satış olduğunu bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, yetkili mahkemenin ... Aile Mahkemesi olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... ve davalı ... 30.11.1990 tarihinde evlenmiş olup aralarında 12.07.2011 tarihinde açılan ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/ 261 Esasında kayıtlı boşanma davası bulunmaktadır. Taraflar arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/ 2. maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermekte olup mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı boşanma dava tarihi itibariyle doğar. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi ve tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesi gerekir. Somut olayda taraflar arasında devam eden boşanma davası bulunduğu saptanmış olup bu boşanma davasının açılmasıyla davacının mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı doğmuştur. Ancak tasfiyeye karar verilebilmesi için
boşanma davasının sonucunun beklenmesi ve HGK'nun 27.06.2012 tarih 2012/ 8-268 Esas, 2012/420 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere boşanma davası bekletici mesele yapılmalıdır. Bu halde boşanma davasının olumlu sonuçlanması durumunda TMK'nun 214/2. maddesindeki yetki şartı da gerçekleşmiş olacağından mahkemece ... Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi'nin yetkili olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-3 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.