MAHKEMESİ: Keban Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/10/2011
NUMARASI: 2010/21-2011/73
H.. A.. ve T.. B.. ile B.. D.. ve A.. D.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Keban Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.10.2011 gün ve 21/73 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı A.. D.. tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 233 ada ve parsel sayılı taşınmazların ortak muris İ.. D..'dan intikal etmiş olmasına rağmen kadastro çalışmalarında davalılardan B.. adına tespit ve tapuya tescil edilmişken, bu davalı tarafından aleyhine dava açılmasını engellemek amacıyla mirasçı olmayan diğer davalı A.. D..'a muvazaalı olarak devredildiğini açıklayarak, davalı A.. üzerindeki kaydın iptaliyle, davalı B.. D.. adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı B.. D.., murisin ölümünden sonra yapılan taksim sonucunda dava konusu taşınmazların kendisine verilmesinin kararlaştırıldığını, 32 yıldır taşınmazlara zilyet olduğunu ve ameliyat masrafları nedeniyle kızı A..'e sattığını, taşınmazların tapuda yapılan resmi satış sözleşmesiyle davalı A..'e devrinin yapıldığını davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı A.. D.. taşınmazları annesi olan davalı B.. D..'dan satın aldıığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ortak muristen kalan taşınmazlar davalı B.. D.. tarafından kendisine karşı açılacak tapu iptali ve tescil isteğini bertaraf etmek amacıyla diğer davalı A.. D..'a muvazaalı olarak devredildiğinden davanın kabulüne ve davalı A.. üzerindeki tapu kaydının iptali ile davalı B.. D.. adına tesciline karar verilmesi üzerine, Hüküm,davalı A.. D.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayanılarak TMK'nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dava konusu taşınmazlar senetsizden 20 yılı aşkın zilyetlik nedeniyle davalılardan B.. adına tespit edilmiş ve tutanakların itirazsız olarak kesinleşmesiyle tapuya tescil edilmişken, 29.11.2007 tarihinde tapuda satış gösterilmek suretiyle diğer davalı A..'e devredilmiştir. Kural olarak mirasçıların murislerinden intikal eden taşınmaza ilişkin olarak 3402 sayılı KK'nun 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açması mümkündür. Ancak bu davanın iptal talebiyle birlikte taşınmazın halen mirasçılardan biri adına kayıtlı olması halinde kendi adlarına ve taşınmazın üçüncü kişi adına kayıtlı olması halinde ise bütün mirasçılar adına tescil istemiyle açılması zorunludur. Başka bir değişle davacılar ancak kendileri veya tereke adına tapu iptali ve tescil isteğinde bulunabilecektir. Hal böyle iken davacıların somut olayda, üçüncü kişi niteliğindeki A.. üzerindeki tapu kaydının iptali ile doğrudan taşınmazın terekeye dönüşünü isteyebilecekleri ve davalı B.. adına tapu iptali ve tescil isteğinde hukuki yararları bulunmadığı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı A.. D.. vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy