MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2013/828-2014/286
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1310 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2013/861 sayılı talimat dosyasında 12.09.2013 tarihinde haczedilen makineye ilişkin olarak davalı 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, 3.kişinin ihaleden satın aldığını ileri sürdüğü makine ile haciz konusu makinenin farklı makineler olduklarını belirterek, İİK'nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi vekili, haczedilen mahcuzun 3.kişiye ait olduğunu , Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1018 talimat dosyasında yapılan ihale neticesinde satın alındığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğine göre dava konusu mahcuz ile 3.kişinin ihaleden satın aldığını ileri sürdüğü makinenin özdeş olmadığı, dosyanın tarafları arasında görülmekte olan ihalenin feshi dava dosyasına 3. kişi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde haczedilen makine ile ihaleden satın alınan makinenin farklı oldukları ikrar edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99 maddesine dayalı olarak açtığı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Her ne kadar davalı 3.kişi ihalenin feshi dosyasında ihaleden satın aldığı makinenin dava konusu haczedilen makine olmadığını belirterek makinelerin aynı olmadığı hususunda ikrarda bulunmuş ise de; dava konusu haciz adresinde ödeme emri tebliğ edilmemiştir, haciz esnasında borçlu şirket yetkilisi hazır olmadığı gibi borçluya ait belge de bulunmamıştır, haciz adresine alacaklı vekilinin talebi ile gidilmiş olup adreste faaliyette bulunan Meteks şirketi yetkilisi mahcuzu 3.kişiden kiraladıklarını beyan etmiştir. Bu durumda mülkiyet karinesi davalı 3. kişi yararınadır. Davacı alacaklının mülkiyet karinesinin aksini, yani mahcuzun borçluya ait olduğunu kesin ve güçlü delillerle ispatlaması gerekmektedir. Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde belirtmiş olduğu soyut muvazaa iddialarını açıkça delillendirememiş, karinenin aksini kanıtlamaya elverişli, dava konusu mahcuzların borçluya ait olduğunu ve borçlu ile 3. kişi arasında mal kaçırmak için muvazaalı işlemler yapıldığı kanaatini oluşturacak delil sunamamıştır.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile mülkiyet karinesi hatalı değerlendirilerek kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; İcra Mahkemesi'nde takibin durdurulmadığı anlaşılmakla, İİK.’nun 97/13. maddesi koşulları oluşmadığı halde davacı alacaklı lehine davalı 3. kişinin %20 tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1707,75 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
17.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy