MAHKEMESİ : Gebze İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2014
NUMARASI : 2013/661-2014/68
G... Plastik Kalıp Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile O.. A.. ve U... Asansörleri Elektrik Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. Aralarındaki istihkak davasının reddine dair Gebze İcra Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.01.2014 gün ve 661/68 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.11.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden G.... Plastik Kalıp Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat F.. A.. ve karşı taraftan O.. A.. vekili Avukat I.. A.. geldi başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, Gebze/Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2073 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1361 talimat sayılı dosyasında yapılan 18.07.2013 tarihli haciz sırasında, davalı 3. kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK'nun 99. maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi vekili, üçüncü kişi şirket ile takip borçlusu ile şirketin yetkililerinin akraba olması dışında aralarında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, borçlu şirketin 2010 yılında tasfiyeye girdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: mahcuzların üçüncü kişi elinde haczedildiğinden ispat külfetinin davacı alacaklıda bulunduğu, dava konusu haczin davalı 3.kişi şirketin adresinde yapıldığı, borçlu şirketin takip adresi ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin haciz adresi olmadığı, mahcuz malların borçluya ait olduğunun ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Somut olayda borçlu ve 3. kişi şirketler aynı alanda faaliyet göstermektedir. Ne var ki, haciz adresinde ödeme emri tebliğ olunmadığı gibi borçlu ve üçüncü kişinin aynı adreste birlikte faaliyet gösterdiklerine ya da haciz adresinde öncesinde borçlu şirketin faaliyet
gösterdiğine dair bir delil elde edilmemiş, esasen bu konular yeterince ve yöntemince de araştırılmamıştır.
Diğer yandan İcra takibine konu borç alacaklı tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsilinden kaynaklanmakta olup alacağın nedeni olan temeldeki hukuki ilişki, buna göre borcun gerçek doğum tarihi saptanmamıştır. Davalı üçüncü kişi ve borçlu şirketlerin ilk kuruluşundan günümüze değin tüm ortaklarını ve hisse devirleri ile faaliyet adreslerini gösterir ticaret sicil kayıt örnekleri ile SGK kayıtları getirtilmediği için aralarında ortaklık yapısı ve aynı adreste faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunup bulunmadığı ya da borcun doğum tarihine göre alacaklıdan mal kaçırmak için kendi aralarında işlemler yapılıp yapılmadığı denetlenememektedir.
Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle, borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin ilk kuruluşlarından itibarın tüm ticaret sicil ve SGK kayıtlarının getirtilerek iki şirket arasındaki organik bağı araştırmak, haciz mahallinde kolluk aracılığı ile inceleme yaptırıp, Vergi Dairesi’ndeki kayıtlar üzerinden haciz adresinde, haciz tarihinden itibaren geriye doğru kimlerin faaliyet gösterdiğini de araştırarak, toplanacak delillerin sonucuna göre muvazaanın bulunup bulunmadığını ve İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğu hususlarını tayin etmek olmalıdır. Bu şekilde yapılan araştırmalar yeterli olmadığında şirketlerin ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırıp sonucuna göre borcun doğum tarihinden sonra alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.537,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy