MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3.kişi vekili; 21.08.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait faturalı eşyalar olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; üçüncü kişi ve borçlunun karı koca olduğunu, borçlu ve oğlunun ortağı olduğu ....'nin beyaz eşya ticareti yaparken kapandığını, aynı yerde davacının aynı alanda çalışmak üzere Ataköy unvanlı iş yerini açtığını, borçlunun da davacının yanında çalışmaya başladığını, ödeme emrinin haciz yapılan adreste tebliğ edildiğini ve hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, tüm bunların muvazaalı hareket edildiğini gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak dava konusu haczin borçlunun önceki faaliyet adresinde yapıldığı, davacı 3. kişinin borçlunun eşi olduğu, İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan 3. kişinin, vergi levhası, adi nitelikteki kira sözleşmesi, tanık anlatımları ve fatura deliline dayandığı, sunulan faturaların bir kısmı borcun dayandığı kredi kartı üyelik sözleşmesinin imzalanmasından, bir kısmı ise hesap katından sonra düzenlendiği, bu koşullarda 3. kişi ve borçlunun borcun doğumundan sonra alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, diğer yandan sunulan delillerin de istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli nitelikte olmadığı, borçlu ile davacı 3. kişi arasındaki ilişkinin danışıklı iş yeri devri niteliğinde olduğu, devrin alacaklıların haklarını etkilemeyeceği hususu da dikkate alınarak Yargıtay içtihatları çerçevesinde davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 96.maddesine dayalı olarak 3.kişinin açtığı istihkak talebine ilişkindir.
1-Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre davacı 3. kişi vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 3.kişi vekilinin tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nun 97/13. maddesinde, istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa, alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın %20'den aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı kurala bağlanmıştır. Somut olayda takibin durdurulmasına ilişkin bir karar olmadığı halde yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy