MAHKEMESİ : İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/03/2014
NUMARASI : 2013/758-2014/307
D.. L.. ile V.. E... Ö.. Sağlık Hizmetleri Medikal İnşaat Gıda ve Tic. Ltd. Şti. ve N.. Tıp Merkezi Ltd. Şti.. aralarındaki istihkak iddiasının reddi davasının reddine dair İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.03.2014 gün ve 758/307 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.11.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Y.. A.. ve karşı taraftan davalı V.. T.. vekili Avukat T.. T..geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün 2013/10142 sayılı takip dosyasından yazılan talimat uyarınca Adana 2. İcra Dairesi'nin 2013/129 talimat sayılı dosyasında borçluya ait özel hastanede bulunan mahcuzların 02.07.2013 tarihinde yapılan haczi sırasında davalı 3.kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, 3.kişi şirketin işyerini borçlunun devrettiği dava dışı Ç.. N.. şirketinden devraldığını, 3.kişi şirketin dosya borçlusu şirketin devamı olup borçlarından sorumlu olduğunu belirterek, İİK'nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haczin davalı 3. kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde gerçekleştiği, adreste borçluya ait evrak bulunmadığı gibi ödeme emrinin de haciz adresinde tebliğ olunmadığı, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunmadığı, ispat külfeti altında olan davacı alacaklının sunduğu belgelerin ispata yeterli olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece, İİK 99 maddesi gereğince davacı alacaklı vekiline dava açması için tebliğ yapılmadığından süresinde açılmış sayıldığı, haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adres dışında yapıldığı, menkuller borçlunun elinde olmadığı gibi haciz sırasında borçluya ait belgeler bulunmadığı, ispat yükümlülüğü davacı tarafta olup haczedilen eşyanın borçluya ait olduğu hususunun ve her iki şirket arasında muvazaalı olarak devir yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir. İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasına yönelik müdürlük kararının alacaklı tarafa tebliğine ilişkin evrak dosya arasında bulunmamaktadır; ancak kararın hukuki sonuç doğurmaya elverişli olabilmesi için üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verilmesi ve dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı ihtaratının yapılması şartlarının bir arada bulunması gerekir. İlgili müdürlük kararında geçerli ihtaratın yapılmadığı böylelikle alacaklı taraf için dava açma süresi başlamadan dava açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu haciz borçlu şirket tarafından düzenlenen borç kaynağı bonoda yazılı bulunan adreste gerçekleşmiştir. Aynı zamanda haciz adresi borçlu şirketin eski şube adresi olup Ticaret Sicil bilgilerine göre 08.03.2012 tarihinde kapatılmış, hemen akabinde 3.kişi şirket 09.03.2012 tarihinde haciz adresinde kurulmuştur. Bu durumda İİK'nun 97/a maddesi 1.fıkrası 2.cümlesi gereğince mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davacı alacaklı yararınadır. İcra Müdürünün hatalı işlemi sonucu alacaklının dava açmak zorunda bırakılması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir.
Davalı 3.kişi şirket borcun doğumundan sonra borçlunun faaliyette bulunduğu şube adresinde aynı alanda faaliyet göstermek üzere kurulmuştur. Dosya kapsamındaki bilgilerden aynı işyerinde borcun doğumundan sonra dava dışı Ç.. N.. Şirketinin bir süre faaliyette bulunduğu, daha sonrada davalı 3. kişi tarafında kabulünde olduğu üzere bu şirketten işyerinin tüm teçhizatı ile devir alındığı, yine daha önce borçlu şirkette sigortalı olarak çalışan bir kısım işçilerin de davacı 3. kişi yanında çalışmaya başladıkları SGK kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, haciz adresinin önceden borçlu şirkete ait iken borcun doğumundan sonra kısa aralıklarla önce dava dışı Ç.. N.. Şirketinin adreste faaliyette bulunması sonra bu şirket tarafından işyerinin davalı 3. kişi şirkete devredilmesi alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik örtülü ve danışıklı işyeri devri niteliğinde olup muvazaaya dayalı işyeri devrinin alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır. Bir an için işyeri devrinin danışıklı olmadığı düşünülse bile İİK.nun 44. maddesi koşullarına uygun işyeri devri yapılmadığından BK.nun 179.maddesi gereğince devir alan 3.kişinin devreden borçlunun borçlarından da sorumlu olduğu düşünülmelidir. Mahkeme kabulü gibi muvazaalı işyeri devri olmadığı düşünülse dahi borçlu lehine olan mülkiyet karinesinin aksi davalı 3.kişi tarafından ispatlanmamıştır.
Bu durumda, mahkemece belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı alacaklının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan D.. L.. verilmesine
ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
18.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy