MAHKEMESİ : Çavdır(Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/07/2009
NUMARASI : 2009/20-2009/88
D.. E.. ve müşterekleri ile D.. D.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Çavdır Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.07.2009 gün ve 20/88 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Ş.. D.. D.. D.. ve D.. D.. taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar G.. Ö.. ve arkadaşları vekili ile davacı T.. Ö.. vekili ayrı ayrı açtıkları ve birleştirilen dava dosyaları içerisindeki dilekçeleri ile 2688 parselin ayrı bölümlerinin davalı Fidan tarafından asıl davada vekil edenlerinin miras bırakanı M. Ç.’e birleşen davada kayıt maliki tarafından davacı vekil edenine satılıp devredildiğini kayıt malikinin ölüm tarihinden 04.06.2003 tarihine kadar dava konusu parselin tapu kaydının intikal ettirilmediğini dava tarihine kadar kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek satın ve devraldıkları yerlere ait tapu kayıtlarının iptali ile ayrı ayrı vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Fidan davacıların açmış olduğu davaları ayrı ayrı kabul ettiğini bildirmiş diğer davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulü ile asıl dosyada 13/100'er payın G.. Ö.. D.. E.. ve H.. Ö.. adlarına birleşen dosyada ise 61/100 payın davacı T.. Ö.. adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm davalılar Ş.. D.. D.. D.. ve D.. D.. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsayan 2688 parsel 28.05.1962 tarihinde belgesizden Durmuş oğlu A. D. adına tespit edilmiş 23.08.1963 tarihinde kesinleşen tutanağa istinaden tapuya tescili sağlandıktan sonra mirasçılar adına intikal suretiyle 04.06.2003 tarihinde sicil oluşmuştur. Eldeki davanın açılmasından kısa bir süre önce 06.02.2003 tarihinde 16/72 payı dava dışı F. Ö.’e satılmıştır. Davacılar ayrı ayrı açtıkları dava ile taşınmazın bir kısmının kayıt malikinin mirasçılarından Fidan’ın bir kısmının ise kayıt maliki tarafından vekil edenlerine satıldığını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Dosya içerisindeki intikale ilişkin belgelere göre kayıt maliki Abdullah 29.01.1973 tarihinde vefat etmiş olup dava konusu parsel 04.06.2003 tarihinde tapuda intikal ettirilmiştir.
Davacı G.. Ö.. ve arkadaşları dava konusu taşınmaz bölümünü 1973 yılında miras bırakanları M.Ç.’in satın ve devraldığını ölümü üzerine 1997 yılında yapılan taksimde kendilerine isabet ettiğini belirterek birleşen davada davacı Tevfik ise taşınmazı 1968 1971 ve 1975 yıllarında bölümler halinde kayıt maliki ve mirasçılarından satın ve devraldığını açıklayarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece davacı Gülsüm ve arkadaşlarının açtıkları davada TMK'nun 713/2 maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece 2688 parsel sayılı taşınmazın 06.02.2003 tarihinde ipka satış ve intikal ile paylı mülkiyete dönüştüğü kayıt maliklerinden 16/72 pay sahibi F. Ö.’ün terekeye göre üçüncü şahıs durumunda olduğu ve paylı mülkiyette dava tarihi itibariyle her pay birbirinden bağımsız olarak dava konusu yapılabileceği ve bu tür mülkiyette paydaşlar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı davanın paydaşlardan F. Ö.’e yöneltilmediği ve bu hususlar gözardı edilerek parselin elbirliği mülkiyete tabi olduğu kabul edilerek 2688 parselde pay sahibi olan F. Ö.’ün payı bakımından da iptal ve tescile karar verilmiş olması paylı mülkiyet esaslarına aykırılık teşkil eder. Diğer bir deyişle dava payın iptali isteğine ilişkin bulunmayıp taşınmazın tamamının mülkiyetinin aktarılmasına yönelik tapu kaydının iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda davanın kayıt maliklerine kayıt maliki ya da malikleri ölü ise mirasçılarına yöneltilmesi gerekir. Dava konusu 2688 parselde 16/72 payı F. Ö. adına tapuda kayıtlıdır. Somut olayda; dava 16/72 paya sahip kayıt maliki F. Ö.’e yöneltilmeden açılmış olup adı geçen malike karşı usulüne uygun bir biçimde daha sonra açılmış herhangi bir dava da bulunmamaktadır. Kaldı ki Paydaş F. Ö.’ün haberi olmadan mahkemece bu pay bakımından da iptal ve tescile karar verilmiş olması HMK'nun 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkına ve aynı Kanunun 26. maddesinde belirtilen taleple bağlılık ilkesine de aykırı düşmektedir.
Davalı D.. D.. ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 2430 TL davalılar Ş.. D.. ve D.. D..'a ayrı ayrı ve 1.57520 TL harcın da davalı D.. D..'a iadesine 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy