MAHKEMESİ: Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/03/2013
NUMARASI: 2012/161-2013/49
İ.. A.. ile Hazine aralarındaki tespit davasının kabulüne dair Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.03.2013 gün ve 161/49 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; vekiledenine ait bulunan taşınmazların 2005 yılında DSİ tarafından kamulaştırıldığını, Kamulaştırma bedelinin tespiti amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde 2010/51, 2010/119, 2010/116 Esas sayılı davaların açıldığını, kamulaştırma tarihine kadar davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğini ancak, yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro tutanaklarında malik hanesinin boş bırakıldığını açıklayarak vekiledeninin taşınmazların maliki olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazlar dere yatağı vasfında olup zilyetle kazanmaya elverişli olmadığı ve gölet inşaatının başladığı 1984-1985 tarihinde davacının herhangi bir zilyetliği bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden açılan davanın kabulüne, 154 ada 63, 148 ve Karaarslan mevkii 154 ada 63 parsellerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu DSİ tarafından yapılan kamulaştırmada 154 ada 148 parselin 60 parsel, 154 ada 63 parselin 60 ve 154 ada 63 parselin 47 numarası verilerek baraj sahası içinde kaldığından kamulaştırılmasına karar verildiği, 2006 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nde taraflar arasında görülmekte olan kamulaştırma bedelinin tespiti davaları nedeniyle malik hanesi boş bırakılmak suretiyle taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenip tutanağın sağ üst köşesine Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan davanın esas numarasının yazıldığı saptanmıştır. Hal böyle iken Dairenin geri çevirme yazısı üzerine Doğanhisar Kadastro Mahkemesi cevabi yazısında adı geçen taşınmazlara ilişkin mahkemede açılan bir dava bulunmadığını bildirmiştir.
Davacılar vekili muristen intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki nedenine dayanarak, kamulaştırmanın yapıldığı tarihe kadar vekiledenin mülkiyet hakkının tespitini istemekte başka bir değişle ayni hak iddiasında bulunmaktadır. Hal böyle ise de, dava konusu parsellerin davalı olduğu gerekçesi ile halen malik hanesi boş olup taşınmazlar hakkında sicil oluşmamıştır. 3402 sayılı Yasa'nın 30/2 maddesi gereğince gerçek maliki belirleme ve malik hanesindeki boşluğu doldurma görevi kadastro mahkemesine aittir. Öte yandan aynı Yasa'nın 26/son ve 27/1 maddeleri uyarınca taşınmaz hakkında tutanak düzenlendiği tarihten itibaren tutanağın kesinleşmesine kadar kadastro mahkemesi görevli olarak belirlendiğine ve görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her hal ve aşamasında resen gözönünde bulundurulmak gerektiğine göre, mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın reddi yerine işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme hükmünün, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy