MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/05/2013
NUMARASI : 2012/486-2013/174
B.. Ş.. ile B.. S.. aralarındaki elatmanın önlenmesi, haksız işgal tazminatı (ecrimisil) davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.05.2013 gün ve 486/174 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu A.. Mahallesi, K.. Sokak, No:.. Zonguldak adresinde bulunan 5 m2 yüzölçümlü dükkan şeklindeki taşınmazın müvekkili B.. Ş..'e ait olduğunu, davacının taşınmazı 1993 yılında Ş.. Ş..'den satın aldığını, müvekkilin İstanbul'a gitmesini fırsat bilen halasının oğlu olan davalının taşınmazı kullandığını, bir çok kez ikaz edilmesine rağmen taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, 2006 yılında aylık kullanım bedeli 100 TL, 2007 yılında 110 TL, 2008 yılında 125 TL, 2009 yılında 140 TL, 2010 yılında 155 TL, 2011 yılı Ocak ayı itibariyle 170 TL'den hesaplanmak üzere toplam 7.630 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınıp müvekkiline verilmesini ve davalının taşınmaza haksız müdahalesinin men'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın, müvekkilinin Zonguldak 2. Noterliği'nin 28.06.1999 tarih ve 14116 yevmiye nolu tapusuz taşınmaz mal zilyetliği devir sözleşmesi ile Ş.. Ş..'den satın aldığını, o tarihten beri bitişikte bulunan kahvehanesinin deposu olarak kullandığını, bu güne kadar davacı tarafından bir ihtar yapılmadığını, malik sıfatıyla herhangi bir beyan ve talebin kendilerine ulaşmadığını, davacının iddialarının doğru olmadığını bildirerek reddini savunmuştur.
Mahkemece, dükkanın ilk sahibi Ş.. Ş..'in beyanı ve zilyetlik devir sözleşmelerine göre davaya konu taşınmazın halen 8/B kapı nolu depo mahiyetindeki taşınmaz olup zilyetliğinin davacıya ait olduğu, davalının taşınmazı haklı bir hukuki nedene dayanarak kullanmadığı anlaşıldığından davalının müdahalesinin menine, 2.620,50 TL ecrimisil bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nun 683. maddesine dayalı men ve kal davası olmayıp, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile birlikte dava dilekçesindeki açıklamalara göre, TMK'nun 974 ve devamı maddelerine dayalı zilyetliğin korunmasına ilişkindir.
Dava konusu 114 ada 20 parsel sayılı taşınnmaz tam pay olarak tarla ve pırnallık vasfı ile maliye hazinesi adına kayıtlı olup davacı veya davalının söz konusu taşınnmazda mülkiyet hakkı bulunmamaktadır. Bilindiği üzere ve kural olarak; tapulu taşınmazların TMK'nun 706. maddesi, B.K.'nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 237.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca yapılan harici noter satışı, taşanmazın Hazine adına tapulu olması nedeniyle geçerli değildir. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre de malik Hazineye karşı açılan herhangi bir dava da yoktur.
Davacı vekili dava dilekçesinde 02.02.2006 tarihinden itibaren depo olarak kullanılan yerin zilyetliğine tecavüz ettiği beyan edilen davalı B.. S..'den 7.630 TL olarak 5 yıllık ecrimisil isteminde bulunmuştur. Dava ise 02.02.2011 tarihinde açılmıştır. Bu durumda talebe göre davacının zilyet olduğu beyan edilen depo niteliğindeki taşınmaz 02.02.2006 tarihinden itibaren tecavüzlüdür. TMK'nun 974. ve devamı maddelerine göre zilyetliğe saldırıdan itibaren iki aylık ve her halde bir yıllık hakdüşürücü sürelerin geçtiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nun 974. ve devamı maddeleri uyarınca iki ay ve bir yıllık süreler geçtiğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., (HMK. 297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 128,05 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Değerli çoğunluğun, uyuşmazlığın, mülkiyet hakkının korunmasını düzenleyen TMK'nun 683. vd. maddeleri çerçevesinde çözümlenemeyeceği; TMK'nun 974. vd. maddeleri uyarınca "zilyetliğin korunmasına ilişkin davalar" çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğine ilişkin gerekçesine katılıyorum. Yerel Mahkeme'nin zilyetliğin korunmasına ilişkin bir değerlendirmesi olmadığı gibi; hak düşürücü sürenin başlangıcı dolmuş olup olmadığı yönünde de bir inceleme ve kararı da bulunmamaktadır. Temyiz merciinin denetleme yapabilmesi için; yerel mahkemenin o konuda bir değerlendirme yapmış olması gereklidir. O halde; temyiz edilen hükmün uyuşmazlığın TMK'nun 974 vd. maddelerindeki zilyetliğin korunması hükümleri ve bu kapsamda hak düşürücü sürenin olayda gerçekleşmiş olup olmadığının da değerlendirilmesi" gerekçesiyle bozulmalıdır. Değerli çoğunluğun bozma sonucuna katılmakla birlikte; bozma gerekçesinin açıkladığım çerçevede olması ve hükmün farklı gerekçeyle bozulması gerektiğini düşünüyor, çoğunluğun bozma gerekçesine kısmen katılmıyorum. 20.10.2014
Full & Egal Universal Law Academy