MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın tespiti
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.03.2014 gün ve 439/117 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.12.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... ve müşterekleri vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K... A R A R
Davacı vekili, tarafların 11999 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, ortaklığın giderilmesine ilişkin davanın ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde derdest bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki 4 katlı bina ile dava dilekçesinde yazılı muhdesatın tamamının vekil edeni tarafından yapıldığını (inşa edildiğini), davalıların muhdesatın yapılmasına hiçbir katkıda bulunmadıklarını açıklayarak davaya konu yapıların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın yersiz açıldığını, davacı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının redle sonuçlandığını, dava konusu yapıların tarafların ortak murisinin maddi imkânları ile yapıldığını, inşaat tarihinde davacının maddi gücünün bulunmadığını, murisin başka bir yerdeki taşınmazın satarak oradan elde edilen parayla iş bu inşaatın tamamlandığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 11999 parsel üzerindeki bulunan Zemin + 1. kat + 2. kat + 3. kat + Teras depo ve teras örtüsünden ibaret bina ve muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu 11999 parsel; 24.10.1975 tarihinde taksim yoluyla tarafların ortak miras bırakanı Hamza ... adına tescil edilmiştir. 10.11.1975 tarihinde satış yoluyla miras bırakanın oğulları Ramadan ve ... ...’e devredilmiştir. Paydaşlardan......, bu taşınmaz üzerindeki 1/2 payını 28.07.1978
tarihinde resmi satış yoluyla öteki paydaş ...’e devretmiştir. Söz konusu taşınmaz 08.07.2008 tarihinde mahkeme kararı ile hükmen paylı mülkiyet şeklinde taraflar adına tescil edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; 14.01.2014 tarihinde dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarına, göre; dava konusu taşınmazdaki kalıcı nitelikli yapıların inşaatına 1978 yılında başlandığı, bu inşaatların tüm giderlerinin davacı tarafından karşılandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ile vergi dairesindeki kayıtlarından; davacının, 1968 yılından beri mobilyacılık işiyle uğraştığı, ekonomik gücünün davayı konu yapıların inşasına yeterli olduğu, elde ettiği kazançla söz konusu muhdesatları yaptığı, tarafların miras bırakanı Hamza ...’in ise, at arabacılık yapmak suretiyle geçimini sağladığı, bu işi bıraktıktan sonra 1/6 oranında pay sahibi olduğu dava dışı başka bir taşınmazı satarak elde edilen gelirle ihtiyaçlarını karşıladığı, 1983 yılından itibaren davacı ...’un yanında kaldığı, bakım ve geçimini davacının temin ettiği, sağlık giderlerinin ise oğlu .....’ın sigortası tarafından karşılandığı, murisin sosyal güvenlik garantisi olmadığı gibi dava konusu inşaatı yapma imkanının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Kalda ki, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/189 Esas ve 2007/65 Karar sayılı dosyasına davalılar tarafından açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası ile davacı ... tarafından haksız inşaat hükümlerine dayalı olarak davalılar aleyhine ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/217 Esas ve 2011/154 Karar sayılı dava dosyasında, uyuşmazlığa konu muhdesatın davacı tarafından inşaa edildiği belirlendiğine göre mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve Yasa'ya özellikle Dairenin Yerleşmiş İçtihatlarına aykırı bir durumu görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Kanuna uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 3.807,35 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 11.422,02 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 09.12.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Dava, taşınmaz üzerindeki muhtesat niteliğindeki binanın davacı tarafından meydana getirdiğinin tespiti istemine ilişkindir
Toplanan delillerle dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki binanın zemin katı ile birinci katının davacı tarafından meydana getirildiği anlaşıldığından bu bölümlerin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, binanın 2. ve 3. katının tarafların ortak muris ...'e ait taşınmaz hissesinin satışından elde edilen para ile yapıldığı, ortak murisin okuma yazmasının olmaması
sebebiyle işlerin davacı tarafından takip edildiği anlaşıldığından taşınmazın 2. ve 3. katına ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, Yerel Mahkeme hükmünün 2. ve 3. katlara ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz. 09.12.2014
Full & Egal Universal Law Academy