MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili; 22.10.2012 tarihinde, ...'a ihraç edilmek üzere tır üzerine yüklenen malların faturalarının borçlu adına olması nedeniyle haciz konulduğunu, haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulmadığını, 3. kişinin daha sonra ileri sürdüğü istihkak iddiasının haksız ve yersiz olup mal kaçırmaya yönelik olduğunu, ticaret sicil kayıtlarından borçlu ile 3. kişi şirket arasında fiili ve hukuki bir bağ olduğunun, anlaşıldığını birlikte hareket ettiklerini, bu nedenlerle 3. kişinin istihkak iddiasının reddine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili; davanın süresinde açılmadığını, 23.10.2012 tarihinde istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak davanın 05.07.2013 tarihinde açıldığını, mahcuz malların tamamının müvekkiline ait olduğunu ve müvekkiline ait fabrikada bulunduğunu malların daha borçlunun eline geçmediğini borçlunun herhangi bir hakkının da bulunmadığını borçlu şirket ile hiçbir organik bağın olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Alacaklı vekilinin- İcra Mahkemesi'ne 2013/4 Esas sayılı dosya ile 3. kişi şirket aleyhine, 22.12.2012 tarihinde başka bir dosyada yapılan haciz nedeniyle, 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebiyle açtığı davada, Mahkemece, tarafları ve dava konusunun aynı olması nedeniyle birleştirme kararı verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirketin ortaklarının aynı olduğu, aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu, haciz adresi her ne kadar davalı 3. kişi şirketin ticaret sicil adresi ise de, haciz tutanağının içeriğine, şirket ortakları ve yetkililerinin aynı kişiler olmasından dolayı, 3. kişinin istihkak iddiası haklı görülmediğinden, davanın kabulü ile davalı 3. kişi şirketin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı alacaklı vekili tarafından birleşen dava ile ilgili karar verilmemesi ayrıca tazminata hükmedilmemesi nedeniyle temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 99.maddesine dayalı olarak alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Somut olayda, Mahkemece alacaklının İ.İ.K 99. Md. uyarınca açmış olduğu davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir. Ancak davacı alacaklının dava dilekçesinde, %40 tazminat talebi olduğu halde tazminat hususunda olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi, yine birleşen ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/4 esas sayılı dosyası hakkında da olumlu veya olumsuz karar verilmemesi 6100 sayılı HMK'nun 297/2.maddesine aykırı olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy