MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil, bedel
... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi davasının reddine dair İsbtanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.09.2013 gün ve 399/340 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.12.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... ve müşterekleri vekili Avukat Umut Şefik Mutlu geldi. Karşı taraftan ... vekili Avukat Sema Selçuk geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, ... İli, ... İlçesi, ....er Mahallesi'nde bulunan: 1870 ada 2 parsel üzerindeki gecekonduların 40 yıl önce vekil edenleri tarafından yapıldığını,dava tarihine kadar aralıksız olarak kullanıldığını, müvekkillerince imar affı nedeniyle yetkili mercilere başvurulmasına karşılık adlarına tescilin yapılmadığını, taşınmazın ifraz neticesinde yeni ada ve parsel numarası aldığını açıklayarak davalı ... Belediyesi üzerindeki tapu kayıtlarının iptaliyle ifraz yoluyla bağımsız olarak ya da paylı mülkiyet şeklinde vekil edenleri adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde tespit edilecek bedelin davalılardan tahsili ile vekil edenlerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... vekili,taşınmazın ... adına kayıtlı olmadığını,davacılar adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesi bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini, istemiştir. Diğer davalı ... Belediyesi vekili, davanın yersiz açıldığını, davacılar adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesi bulunmadığını, parsellerin kentsel dönüşüm alanında kaldığını, hak sahibi olan kişilerin tespit edilecek tahsis bedellerini ödemeleri halinde adlarına tahsis yapılabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Öteki davalı ... Belediyesi vekili ise dava konusu parselin tapuda ....ir Belediyesi adına kayıtlı bulunması nedeniyle vekil eden idare hakkında davanın husumet yokluğu nedeniyle, reddi gerektiğini açıklamıştır. Davalı ... Belediyesi vekili de davanın yerinde olmadığını, taşınmazın kentsel dönüşüm alanında
kaldığını, davacıların hak sahibi olabilmesi için tahsis belgelerinin bulunması gerektiğini, imar affı kapsamındaki hak sahiplerine yapılacak konutlardan tahsis yapılabileceğini, Toplu Konut İdaresi ile yapılan projenin ihale aşamasında olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... Belediyesi hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise, davacılar lehine kazanma koşullarının gerçekleşmemesi sebebiyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davacılardan ..., 26.08.2014 tarihli kimlik bilgileri alınan dilekçesiyle temyiz isteğinden feragat etmiştir. Bu nedenle, davacı ... Katıroğlu’nun temyiz talebinin vaki vazgeçme sebebiyle REDDİNE, karar vermek gerekir.
Ayrıca öteki davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmazın öncesi 17 parsel olup 08.10.1987 tarihinde Kadastro Mahkemesi kararı ile hükmün ... adına tescil edildiğine, 19.06.1991 ve 08.10.2008 tarihlerinde yapılan ifraz, satış ve yasal devirler neticesinde 1870 ada 2 parsel, oluştuğuna, bu parselin bilahare 3370, 3372, 3373, 3374, 3375 ve 3376 adadaki 1 numaralı parsellere revizyon görerek sırasıyla Anadolu Bankası, Emlak Yapı AŞ, Türkiye Emlak Bankası, Toplu Konut İdaresi, ... Belediyesi ve son olarak ....ir Belediyesi adına tescil edildiğine, yapılan araştırma ve incelemelerden usulüne uygun olarak davacılar adına düzenlenmiş herhangi bir tapu tahsis belgesi bulunmadığına, özellikle davacıların hak sahipliğine esas olmak üzere ilgili mercilere süresinde imar affı yasalarına ve o yasalarda tanınan sürelerde herhangi bir yapılmış bir ödeme belgesi dahi ibraz edilmediğine ve söz konusu uyuşmazlıkla bir ilgisi olmamasına rağmen 4721 sayılı TMK'nun 713/2. maddesinde yazılı ölüm, tapu kaydından malikin kim olduğunun anlaşılamaması ve gaiplik gibi nedenlerle aynı Kanun'un 713/1 maddesinde koşulların temyiz eden davacılar lehine gerçekleşmediği anlaşıldığına göre; davanın bu sebeple de reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Açıklanan nedenlerle ... dışındaki öteki davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının davacı ...'nun ise temyizden feragate ilişkin dilekçesi dikkate alınarak usul ve kanuna uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün açıklanan neden ve gerekçelerle ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL. Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...’ye verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.