MAHKEMESİ: Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/03/2013
NUMARASI: 2012/306-2013/164
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/9 Esas sayılı dava dosyasında alınan ihtiyati haciz kararı uyarınca Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2534 sayılı takip dosyasında yapılan 21.02.2012 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, menkullerin demirbaş satış sözleşmesi ile borçludan satın alındığını, borçlu şirket ile aralarına bağ bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı Vekili, haczin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapıldığını, adrese ilişkin tabela ve işyeri açma ruhsatının borçlu adına olduğunu, istihkak iddiasına dayanak teşkil eden belgelerin borcun doğumundan sonra düzenlenmiş olduğunu belirterek davanın reddine kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: Haczin borcun doğumundan sonra borçlu şirket tarafından 3 kişi şirkete devredilen işyerinde yapıldığı, haciz adresinin 09.03.2012 tarihine kadar davacı üçüncü kişi şirket ile borçlu şirketin sicil adresi olduğu, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkinin malvarlığı devri niteliğinde bulunduğu, işyeri devrinin İİK'nun 44. madde koşullarında yapıldığının iddia ve ispatlanamadığı, BK'nun 179. madde gereğince işletmenin borçlarından işletmeyi devralan davalı 3. kişinin de sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Bu tür davalarda dava konusuna ilişkin genel dava koşullarının yanında (kesin hüküm bulunmaması, hukuki yarar gibi) özel dava koşullarından olarak geçerli bir haczin bulunması koşulunununda oluşması gereklidir. Davanın görülmesi için gerekli olan bu dava şartının yargılama sırasında da geçerliliğini koruması zorunludur.
Davaya konu 21.02.2012 tarihli haciz Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/9 Esas sayılı dava dosyasının yargılaması sırasında verilen ihtiyatı haciz kararına dayanılarak yapılmıştır. Bu halde alacaklı İİK'nun 264 maddesi 3. fıkrası gereğince esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içerisinde takip talebinde bulunmaya mecburdur. Bu süre geçirilirse anılan maddenin 4. fıkrasında belirtildiği üzere ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve hükümsüz kalan ihtiyati hacze dayanılarak açılan istihkak davasının dinlenilmesi olanağı yoktur.
Somut olayda ihtiyati haciz kararı verilen Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/9 Esas sayılı dava dosyasında, istihkak davasına karar verildikten sonra 13.09.2013 tarihinde davalı alacaklı vekilinin yüzüne karşı karar tefhim edilmiştir. Ancak takip dosyası içeriğinden; alacaklı tarafından İİK'nun 264. maddesi uyarınca bir aylık sürede takip talebinde bulunup bulunulmadığı ile ihtiyati haczi tamamlıyan merasimin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği anlaşılamamaktadır.
Bu durumda yapılacak iş öncelikle, İİK'nun 264. maddesi uyarınca bir aylık sürede takip talebinde bulunup bulunulmadığı araştırılarak davanın konusuz kalıp kalmadığını belirlemektir. Dava konusu haczin dayanağı kalmadığı belirlenirse konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, alacaklı tarafından süresinde takip talebinde bulunulduğu belirlenirse işin esasına girerek toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerekir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.