MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili; alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipten dolayı müvekkili şirketin adresinde, müvekkili şirkete ait faturalı menkullerin haczedildiğini hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, haciz uygulanan adreste son defa resmi belgelere göre takip borçlusunun ticari faaliyette bulunduğu, davacının ise bu adreste, haciz tarihinden hemen sonra faaliyete geçmek için ilgili kuruluşlar nezdinde girişimlerde bulunduğu, haciz uygulanan iş yerinin girişinde borçluya ait tabelanın yer aldığı, ayrıca borçlu şirket çalışanının da haciz sırasında hazır bulunduğu, davacının sunduğu faturalarda yer alan emtia ile haczedilen emtianın isim, kod ve miktarlarının karşılıklı olarak uyumlu olduğu, mahcuzların kayden de davacıya ait olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm davalı alacaklı vekili tarafından esas yönünden, davacı 3. kişi vekili tarafından ise, tazminata ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 96. vd maddelerine dayalı olarak 3. kişinin açtığı istihkak talebine ilişkindir.
1-Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ödeme emri borçlu şirket çalışanı ...'e haciz adresinde tebliğ edilmiş ve aynı adreste haciz yapılmıştır.Haciz zaptı içeriğine göre, haciz esnasında borçlu şirketin tabelasının haciz mahallinde asılı olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacının dayandığı her zaman .//..
temini mümkün olan, borcun doğumundan sonraki tarihi taşıyan fatura ile yine her zaman düzenlenmesi mümkün adi nitelikteki kira sözleşmesi karinenin aksini ispata yeterli olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
2-Bozma nedenine göre davacı 3. kişinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklana nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 3. kişinin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 120,00 TL peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine ve 25,20 TL peşin harcın da temyiz eden davacıya iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.