MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil ve Muhdesatın Tespiti
Davacı-birleşen dosya davalısı ... ve müşterekleri ile davalı-birleşen dosya davacısı ... aralarındaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve muhdesatın tespiti davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.07.2013 gün ve 432/367 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile avalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
İlk davada davacılar ... ve müşterekleri vekili, davalı ...'in 14 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan A Blok 13 nolu bağımsız bölüme davacıların izni dışında yerleştiğini ve ihtara rağmen taşınmazdan çıkmadığını açıklayarak, davalının elatmasının önlenmesine, 5 yıllık haksız kullanım nedeniyle 10.000 TL ecrimisilin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada ise; davacı ... vekili, dava konusu A Blokun ilk dava davacıları-birleştirilen dava davalılarının mirasbırakanı ... ile ...'ın kardeşleri ... ve ... tarafından birlikte yaptırıldığını ve paylaşıldığını, davacı ...'in A Bloktaki 13 nolu bağımsız bölümü ... Sözen'den haricen satın aldığını açıklayarak bu bağımsız bölümün davacı ...'e ait olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilk dava yönünden; dava konusu binanın üzerinde bulunduğu taşınmazın tapuda arsa vasfıyla kayıtlı olduğu, tapu sicilinde kayıtlı olmayan bir bina hakkında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açılamayacağı gerekçesiyle; birleştirilen dava yönünden ise, derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işleminin bulunmadığı gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar karar verilmiştir. Hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, birleştirilen dava davacısı ... vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2-İlk dava davacıları-birleştirilen dava davalılarının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını
olarak elinde bulunduran kimseye karşı ecrimisil ve istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir (TMK m.683). İlk davada davacılar taşınmazın tapu kaydıyla malikidir. Bu mülkiyet hakkının kapsamına taşınmazın üzerindeki bina ve bitkiler de girer (TMK m. 718). Bir taşınmaz üzerinde yapılan binadaki mevcut bağımsız bölümler üzerinde kat irtifakı/kat mülkiyeti kurulmadığı sürece, yapılan binanın fiilen bağımsız bölüm olarak kullanılmaya elvrişli kısımları olsa bile, bu yerler de arzın mülkiyetine tabi olur. Bir diğer söyleyişle; taşınmazın maliki kimse, üzerindeki yapının mülkiyeti de ona ait sayılır. Malik, tapu kaydının kendisine sağladığı korumadan yararlanır. Taşınmaz üzerindeki yapının kaçak olması bu sonucu değiştirmez. Birleştirilen dava davacısı-ilk dava davalısı ... taşınmaz üzerindeki yapı nedeniyle kanunen tanınmış hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığına göre; davalının elattığı bölüme yönelik olarak elatmanın önlenmesi kararı verilmesi gerekir. Ecrimisil isteği yönünden de 30.09.1988 tarih, 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde bulundurularak, davalının iyiniyet/kötüniyet durumuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle, açıklanan yönde işlem ve inceleme yapılarak gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: İlk dava davacıları-birleştirilen dava davalılarının temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca ilk davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, birleştirilen dava davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy