MAHKEMESİ: Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/11/2013
NUMARASI: 2013/915-2013/1053
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. 6100 sayılı HMK' na eklenen "Geçici madde 3" atfı ile uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. maddesine (6100 sayılı HMK'nun 367/2. maddesine) göre aile ve şahsın hukukuna dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez. Bu nevi davalar sonunda hüküm altına alınan yargılama giderleri ve tazminat gibi ilamın eklentilerine ilişkin bölümler de boşanma kararı kesinleşmeden infaz edilemez. Bu durumda, boşanma kararı ile birlikte hükmedilmiş tazminat ve diğer feri alacakların takibe konulması halinde, ancak, infaz edilebilir hale geldiği boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz istenebilir. Bu nedenle faizin kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanması ve itirazın bu kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir (İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1995 tarih 1994/2 Esas - 1995/2 Karar sayılı kararı).
Somut olayda borçlu aleyhinde boşanma ilamı ile birlikte hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat, vekalet ücreti ile yargı giderinin tahsili amacı ile ilamlı takip başlatılmış, borçlu diğer itirazları yanında faizin ilamın kesinleşme tarihi yerine, karar tarihinden itibaren hesap edilerek fazla istendiği itirazında da bulunmuş, Mahkemece, karar tarihinden itibaren faiz istenebileceğinden bahisle bu yöndeki isteminde reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan kurallar gereğince Mahkemece, ilamın kesinleşme tarihinden takip tarihine kadar ki dönem için yasal faiz oranları üzerinden alacaklının talep edebileceği faiz miktarı hesap edilerek sonucuna göre bir karar verilemesi yerine, yazılı gerekçeyle bu isteminde reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy