MAHKEMESİ : İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2012/1328-2013/962
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, vekil edeni aleyhine başlatılan icra takibinde, borçlunun haline münasip evinin haczedildiği belirtilerek, İİK'nun 82/12. maddesi uyarınca haczin kaldırılması talebi ile İcra Mahkemesi'ne başvurmuş, Mahkemece, borçlu adına bir çok taşınmaz bulunması ve şikayet konusu taşınmazın hisseli olması nedenleriyle meskeniyet şikayetinin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin, borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce, borçlunun, sözü edilenlerle birlikte barınması için, zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan az ise şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına, yerin kıymetinin bundan fazla olması halinde ise, satılmasına ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktarın borçluya bırakılmasına ve artan bedelin alacaklıya ödenmesine karar verilmelidir.
Ayrıca borçlunun birden fazla taşınmazının olması halinde taşınmazlardan herhangi birisi hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabileceği gibi, meskeniyet iddiasına konu dairenin bulunduğu taşınmazın hisseli olması da şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez.
Somut olayda, Mahkemece, şikayete konu teşkil eden dairede yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazda borçluya ait hissenin değerinin 70.927,83 TL, borçlunun haline münasip evi alabileceği değerin ise 200.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
O halde, Mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere borçlunun birden fazla taşınmazının bulunması ve şikayete konu yerin hisse tapulu olmasının meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği, yerin değerinin borçlunun haline münasip evi alabileceği değerden düşük olduğu da nazara alınarak, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK' nun 366. ve 6100 sayılı HMK' nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK 'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK 'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy