MAHKEMESİ: Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/12/2013
NUMARASI: 2013/997-2013/1362
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Istanbul 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2009/301 Esas, 2012/162 Karar sayılı 01.03.2012 tarihli ilamında "... 2008 model aracın O.. A..'ne iadesine ayıpsız misliyle değiştirilerek davacıya teslimine" dair hükmüne dayalı olarak başlatılan takipte borçlunun aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesinin mümkün olmadığını bildirmesi üzerine, İcra Dairesi'nce İstanbul Ticaret Odası'na sorularak değer tespiti yapıldığı görülmektedir.
Şikayet, Ticaret Odası yazı cevabında belirtilen 37.000 TL olarak tespit edilen değere itiraza ilişkindir. Mahkemece Ticaret Odası'ndan bildirilen cevap doğrultusunda yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; karar şikayetçi tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nun 24. maddesinin 1, 3, 4 ve 5. fıkralarında, taşınır teslimine dair ilam icra dairesine verilince, icra müdürünün icra emri tebliği ile 7 gün içinde o şeyin teslimini emredeceği, hükmolunan taşınır veya misli borçlu yedinde bulunursa zorla alınıp alacaklıya verileceği, yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emrine gerek kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olanacağı belirtildiği gibi hükmolunan taşınırın değerinin borsa ve ticaret odalarından olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişilerden sorulup alınacak cevaba göre tayin olunacağı belirtildikten sonra maddenin son fıkrasında "ilgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet haklarının olduğu" hükmüne yer verilmiştir.
Son fıkrada yer verilen bu düzenlemenin, icra müdürünün belirlediği taşınırın değerinin taraflarca şikayet konusu edilmesi halinde, icra mahkemesine denetleme yetkisi tanıdığının, bu denetlemenin de icra hakimi tarafından uzman bilirkişiden yardım alınmak suretiyle gerçekleştirileceğinin kabulü gerekir. Bu kabul karşısında değer belirleme işleminin bizahati icra müdürüne ait olduğu yönündeki yerleşik uygulama terk edilmiştir.
Bu durumda, Mahkemece dava konusu ayıplı aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler taraflardan temin edilerek aracın değerinin bu verilere göre bilirkişi aracılığı ile haciz tarihi itibariyle belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, haciz tarihindeki değeri bildirdiği açık olmayan yetersiz Ticaret Odası yazı cevabına göre yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.