MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipte, mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan ve finansal kiralama sözleşmelerine konu malların haczedildiğini, söz konusu malların borçluyla ilgisi olmayıp müvekkiline ait olduğunu belirterek, istihkak iddialarının kabulü ile, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, borçlu şirket ile davacı şirket arasında danışıklı işlem yapıldığını, davalı borçlu vekili ise, hacze konu malların Finansal Kiralama Sözleşmesi ile davacı şirketten kiralandığını, haciz sırasında bunun beyan edildiğini, ancak buna rağmen haczin uygulandığını, bu nedenle davaya sebebiyet vermediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, davanın süresi içinde açıldığı, borçlu hakkındaki iflas kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/01 Esas sayılı dosyası üzerinden borçlunun iflasına ilişkin kararın, borçlu hakkındaki kesinleştiği, bu nedenle İİK'nun 193/2. maddesi gereğince hacizler düştüğünden, konusu kalmayan davanın esası hakkında ''hüküm kurulmasına yer olmadığına'' karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.
Dava 3. kişinin, İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Borçlu hakkındaki iflas kararının kesinleştiği, bu nedenle İİK'nun 193/2. maddesi gereğince hacizler düştüğünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmış olmakla birlikte; dava tarihi itibariyle haklılık durumu değerlendirilerek sonucuna göre, vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeksizin tarafların haklılık durumu araştırılmadan, yazılı şekilde “Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılması ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20'şer TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy