MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, haczedilen 5 adet büyükbaş hayvanın müvekkiline ait olduğunu, Elmadağ İlçe Tarım Müdürlüğü'nden aldıkları İşletme Tescil Belgesinde de hayvanların müvekkiline ait olduğunun sabit olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu ... İlçe Tarım Müdürlüğü'nden alınmış olan İşletme Tescil Belgesi ve dosya kapsamına göre dava konusu hayvanların davacı ... 'a ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak istemine ilişkindir.
1- Temyize konu davada Mahkemece tanzim edilen, 20.05.2013 tarihli "Ön İnceleme Tutanağı" başlıklı tutanak ile ön incelemenin duruşmalı yapılmasına ve taraflara meşruhatlı davetiyelerin tebliğine ilişkin ara karar kurulmuş ve ön inceleme duruşmasının 11.07.2013 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Hal böyle iken 11.07.2013 tarihinde duruşma yapılmaksızın, 20.06.2013 tarihinde tarafların yokluğunda, dosya üzerinden uyuşmazlığın esasıyla ilgili olarak temyize konu hüküm kurulmuştur.
İstihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümlere göre basit yargılama usulüne tabidir. Dava, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Anılan Kanun’un 320/1. maddesi ile basit yargılama usulüne tabi davalarda, mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmesi olanağı getirilmiştir.
Ne var ki, anılan hükmün uygulanabilmesi için tarafların dilekçeleri ile ekinde sundukları delillerin karar verilmesi için yeterli olması, böylece iddia ve savunma haklarının kısıtlanmaması gerekir. Böyle bir uygulama, Anayasa’nın 36. maddesi ile
.//..
teminat altına alınan ve 18.05.1954 tarihinde ana metnini imzalayıp, 25.09.1989 tarih, 89/14563 sayılı kararnameyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bağlayıcı yetkisini tanıyan Ülkemizde de geçerlilik kazanmış bulunan AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.
İstihkak iddiası ile üçüncü kişi tarafından açılan davada, tarafların iddia ve savunmalarının araştırılması için taraf teşkilinin sağlanması, duruşmalı inceleme yapılması, taraflarca sunulan kanıtların yargılama sırasında değerlendirilerek taraflara da bu konuda beyanda bulunma olanağının tanınması gerekir. Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan dosya üzerinden yapılan inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Davanın açılması harca tabi usuli bir işlemdir. Davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı Kanunun 27. ve 32. maddelerinde belirtilmiştir.
İstihkak davaları İİK’nun 97 maddesi gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca, alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra, yargılamaya devam olunması gerekir. Somut olayda ise takibe konu alacak miktarı 21.128 TL, mahcuzların değeri ise 25.000 TL'dir. Dava ise 1000 TL üzerinden açılmış, eksik harcın ikmali yoluna gidilmemiştir. Bu sebeple; alacak tutarı üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra, yargılamaya devam olunması gerekir iken bu hususun da değerlendirilmemesi doğru olmamıştır.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy