MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili takibin dayanağı olan ilamın daha önce ....İcra Müdürlüğü'nün 2011/3863 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu ve dosya borcu ödendiği halde, bu kez aynı ilama dayalı olarak faiz farkı alacağı bulunduğu iddiasıyla ....İcra Müdürlüğü'nün 2014/1363 Esas sayılı dosyasında ayrı bir takip başlatıldığını, ikinci takibin usulsüz olduğunu, ilamda yasal faize hükmedilmiş olup, ilamın tereddüte yol açmayacak kadar açık olduğunu, ilk takipte talep edilen faiz alacağının da ödendiğini açıklayarak, takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, alacaklının ilk takipten feragat etmeksizin .... İcra Dairesi'nin 2014/1363 Esas sayılı dosyası ile aynı ilama dayanarak yeni bir takip başlattığı, her iki takibin taraflarının aynı olduğu, faiz farkı alacağı için ilk takibe devam etmesi mümkün iken yeni bir takip başlattığı, bu durumda ikinci takibin mükerrer olup, iptali gerektiğinden bahisle takibin iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi getirilmiştir.
Dairemiz'in yeniden oluşan görüş ve kanaatinde; tarafları aynı olan ve aynı alacaktan kaynaklanan ilamlar için aynı takip dosyası üzerinden harcı yatırılarak alacağın tahsili mümkün iken, makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın takip başlatılması, yukarıda yasa ile düzenleme altına alınan usul ekonomisine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle, ayrı takip yapılmaması gerektiği benimsenmiş ve bu yöndeki uygulama süreklilik kazanmıştır.
Somut olayda, alacaklı vekili Üsküdar İş Mahkemesi'nin 2009/1070 Esas, 2011/168 Karar sayılı ilamını Gaziosmanpaşa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3863 Esas sayılı dosyasında takip konusu yaptıktan ve dosya infaz edildikten sonra faizin en yüksek mevduat faiz oranı yerine yasal faiz olarak hesaplanmasından kaynaklı faiz farkı alacağı
./.
2014/15507-17540 -2-
doğduğu gerekçesiyle aynı ilam ile bu kez .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1363 Esas sayılı dosyasından ilamlı takip başlatmıştır. İkinci takip, aynı ilama dayanmakta ise de; takibin konusu faiz farkı alacağı olduğundan mükerrer takipten bahsedilemez.
O halde yukarıdaki açıklamalar nedeniyle daha önce takip konusu edilmeyen aynı ilama dayalı alacakların harcı yatırılarak aynı takip dosyası üzerinden takibe konulması gerekmekte olup, istemin bu nedenle kabulü ve ikinci takibin iptali gerekirken, mükerrer takip gerekçesiyle kabulüne ve takibin iptaline karar verilmesi doğru değil ise de; sonuçta şikayet kabul edilerek, takip iptal edildiğinden sonucu doğru İcra Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçe ile İİK'nun 366 ve HUMK'nun 438. maddesi uyarınca ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy