MAHKEMESİ : Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2013
NUMARASI : 2012/460-2013/710
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Takibin Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.10.2011 tarih ve 2011/554 Esas, 2011/572 Karar sayılı ilamına dayandığı; ilamda "...2009 madel Audi marka aracın davalıya iadesi koşuluyla aynı nitelikleri haiz misliyle değiştirilmesine" karar verildiği görülmüştür.
Şikayet, İİK'nun 24. maddesi doğrultusunda işlem yapılmaksızın düzenlenen muhtıranın iptaline ilişkindir. Mahkemece, icra dosyası içeriğine göre araç muadili özellikleri ve buna göre yapılacak hesaplamaların alacaklı tarafça dosyaya bildirilmiş ve İcra Müdürlüğü'nce de uygun görülerek buna göre muhtıra çıkarılmış olduğundan bahisle şikayetin reddine karar verilmiş; karar şikayetçi tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.'nun 24. maddesinin 1, 3, 4 ve 5. fıkralarında, taşınır teslimine dair ilam icra dairesine verilince, icra müdürünün icra emri tebliği ile 7 gün içinde o şeyin teslimini emredeceği, hükmolunan taşınır veya misli borçlu yedinde bulunursa zorla alınıp alacaklıya verileceği, yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emrine gerek kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu taktirde icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı belirtildiği gibi hükmolunan taşınırın değerinin borsa ve ticaret odalarından olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin olunacağı belirtildikten sonra maddenin son fıkrasında “ilgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet haklarının olduğu” hükmüne yer verilmiştir.
Son fıkrada yer verilen bu düzenlemenin, icra müdürünün belirlediği taşınırın değerinin taraflarca şikayet konusu edilmesi halinde, icra mahkemesine denetleme yetkisi tanıdığının, bu denetlemenin de icra hakimi tarafından uzman bilirkişiden yardım alınmak suretiyle gerçekleştirileceğinin kabulü gerekir. Bu kabul karşısında değer belirleme işleminin bizatihi icra müdürüne ait olduğu yönündeki yerleşik uygulama terk edilmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde belirttiği emsal kararda da açıklandığı gibi, infaz aşamasında yenisi ile değişim kararı verilen aynı model ve nitelikte 0 km. araç bulunmaması
halinde, öncelikle alındığı tarih itibarıyla aracın tüm özellik ve nitelikleri tespit edildikten sonra, infaz tarihi itibarıyla o an için piyasada olan aracın muadili tespit edilerek bundan sonra dava konusu edilen araçta bulunmayan ekstra donanımlar varsa bunların değerinin fiyattan indirilmesi gerekir. Somut olayda, İcra Müdürülüğü'nce bu kurallara göre bedel belirlenip muhtıra çıkarıldığı yönünde Yargıtay denetimine elverişli bir inceleme yapıldığı görülememektedir. Bu durumda, Mahkemece dava konusu ayıplı aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler taraflardan temin edilerek aracın değerinin yukarıda belirtilen şekilde bilirkişi aracılığı belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçi borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy