MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili; davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddini, % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi şirket vekili, davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, bilirkişi raporu ile bir kısım malların borçluya ait olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, karar davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. kişi vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davadan haricen haberdar olduklarını, bu aşamada ise savunma ve delil sunma haklarının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
Dava, alacaklının İİK’nun 99 maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, dava dilekçesi davalı 3. kişiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş, davadan haricen haberdar olan 3. kişi, 11.02.2014 tarihli oturumda vekil ile temsil olunmuşsa da, bu celsede dosya işlemden kaldırılmış, davacı alacaklının yenileme talebinden sonraki ilk celsede ise, davalı 3. kişiye delillerini sunması için süre ve imkan verilmeksizin karar verilerek, davalı 3. kişinin hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir.
Bir davanın görülebilmesi için öncelikle davada taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesiyle mümkün olur. Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen "hukuki dinlenilme hakkı" Anayasa'nın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Bu hak iddia ve savunma hakkı olarak da bilinse, iddia ve savunma hakkından daha geniş ve daha üst bir kavram olarak nitelendirilmektedir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, Mahkemece duruşma gün ve saatini bildiren tebligatın 3. kişi vekiline yöntemine uygun olarak tebliğ edilerek delillerini sunması için süre ve imkan tanınması, gösterecekleri delillerin toplanması ve oluşacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davalı 3. kişinin “hukuki dinlenilme hakkı" ihlal edilerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda nedenlerle, davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy