MAHKEMESİ: İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/04/2014
NUMARASI: 2014/73-2014/175
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlular vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; takibe dayanak yapılan ilamın binanın yıkımına ilişkin olmakla birlikte taşınmazın aynına dair bir karar niteliği taşıdığını ve yıkımın geri dönülmez sonuçlar yaratacağından ilamın kesinleşmeden infaz edilemeyeceğini açıklayarak takibin iptalini istemiştir
Mahkemece miktar yönünden kesin olmak üzere şikayetin reddine karar verilmiş, hükmün borçlular vekilince temyizi üzerine, istem ek karar ile reddedilmiştir.
Mahkemenin asıl kararının nitelik ve miktar itibariyle kesin olmadığı anlaşıldığından, İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 04.06.2014 tarih ve 2014/73 Esas, 2014/175 Karar sayılı ek kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verilerek, borçlu vekilinin temyiz isteminin incelenmesine geçildiğinde;
İcra takibinin dayanağı olan İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.2013 tarih ve 2012/443 Esas, 2013/626 Karar sayılı ilamı ile '' Davanın kabulü ile İzmir ili, Buca İlçesi, Dumlupınar Mah. 254 Sokak N. 80 adresinde bulunan 45187 ada, 22 parsel sayılı taşınmaza davalıların müdahalesinin davalılara ait binada zemin katta arka bahçeye inen sahanlık ve merdiven ile yan balkonun 1.ve 2.Katlarında sahanlık+merdivenin üzerine denk gelen balkonlar ile yan balkonların davacıların parseline tecavüzünü önleyecek şekilde yıkılmalarına, tıraşlamalarına tecavüzlü bahçe duvarının ise 18 metre uzunluğunda toplam ve ortalama iki metre yüksekliğinde alt tarafı taş duvar+betonarme hatıl+tuğla duvar+harpuşta şeklinde ve bahçe tarafı sıvalı olduğu için tespit edilmiş olan tecavüzünün yıkılarak önlenmesine" karar verildiği anlaşılmaktadır.
Özetle; Mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazdaki tecavüzlü kısımların yıkılarak ve tıraşlanarak borçluların el atmasının önlenmesine karar verilmiş olup, kal'e ilişkin davalar sonunda verilen kararların kesinleşmeden icrası ve daha sonra hükmün bozulması halinde telafisi imkansız zararlar meydana geleceği nazara alınarak, bu konuda verilen kararların kesinleşmeden icra edilemeyeceğinin kabulü gerekir. O halde, Mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy