MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kabulüne dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 10.04.2014 gün ve 283/404 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, boşanma davası ile birlikte açılıp tefrik edilen davada, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... Barsan vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme ilk kararında, banka hesabının tasfiyesine ilişkin usulünce açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2012 tarih, 2011/7173 Esas-2012/95 Karar sayılı kararı ile “...Olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise HMK'nun 25, 26, 31 ve 33. maddeleri (1086 sayılı HUMK.nun 74, 75 ve 76. maddeler) gereğince, hakime aittir. Davacı vekili, boşanma dava dilekçesiyle birlikte açtığı davada ve yargılama sırasında mahkemenin isteği üzerine yaptığı açıklama dilekçeleriyle; davalı eş adına kayıtlı ve edinim tarihleri itibariyle edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan.... Akbank Şubesi'ndeki 11 ayrı hesap numaralarında yer alan DOLAR, EURO ve YTL hesaplarındaki paralar nedeniyle katılma alacağı (TMK.m.231) isteğinde bulunmuş, bu taleple ilgili de mahkemenin talebi üzerine önce 348.30 TL "Peşin harç" yatırmış ve 14.09.2010 tarihli yargılama oturumunda dava dilekçesini açıklayıp, varsa noksan harcı ikmal etmek üzere mahkemece süre verilmesi üzerine davacı vekili 02.11.2010 tarihli sayman mutemedi alındısı makbuzu ile 993 TL "Tamamlama harcı" yatırmıştır. Davacı vekili,.... Akbank Şubesi'nde davalı adına yatırılan ve sonradan yine davalı tarafından çekilen toplam 44.539,57 TL ortak birikim olan paranın yarısı ve müvekkilinin hakkı olan 22.269,79 TL ile ilgili talepte bulunduğuna göre, bu dava değeri üzerinden hesaplanacak binde 59,4 nispi harcın karşılığı olan 1322,24 TL'nin 1/4'ü ile 14 TL başvurma harcı yatırması gerekirdi. Ne var ki; davacı tarafından, dava başarıya ulaştığı takdirde kararla birlikte yatırılması gereken nispi harcın tamamı ile maktu başvuru harcın toplamı olan 1336,24 TL'yi peşin yatırdığı anlaşılmıştır. Şu halde, yöntemine uygun bir biçimde açılmış bir dava söz konusudur. Davacı vekili, başvurma harcı adı altında bir harç yatırmamıştır. Ancak; önce, 348 TL" Peşin harç" ve daha sonra da mahkemenin talebi üzerine 993 TL harç daha yatırdığına, yatırdığı harç miktarı toplamı 1341,30 TL (aslında 1336.24 TL'dir.) olup, yatırması gereken harçtan daha fazlasını yatırdığına
ve sonra yatırılan 993 TL" Tamamlama harcı " nın hangi harçları kapsadığı açık değil ise de, peşin ve başvuru harçları karşılığı yatırıldığı kabul edilmesi gerektiğine göre , davacı tarafın bu dava nedeniyle yatırması gereken harçların tamamını fazlasıyla yatırdığının ve başvurma harcının bununla birlikte alındığının kabulü gerekir. Dava, katılma alacağı isteğine ilişkin bulunduğuna göre, öncelikle banka hesaplarındaki mevduatların edinilmiş mal olup olmadığının belirlenmesi, edinilmiş mal olduğunun saptanması halinde davalının edinilmiş malının (TMK.nun 219.m.) değerinden varsa bu mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.nun 231.m) yarısı (TMK.nun 236/1.m) katılma alacağı olarak hesaplanarak hüküm kurulur. TMK.nun 219.maddesi 1.fıkrası hükmüne göre her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri edinilmiş maldır. TMK.nun 222/1. maddesine göre ise belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispatla yükümlü olduğuna göre, taraflara iddia ve savunmalarını sunmak ve kanıtlamak üzere delillerini bildirmeleri konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, ondan sonra toplanan deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş bulunması, usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle BOZULMASINA..." gereğine işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne,.... Akbank Şubesi'nde bulunan 42.929,92-TL'nin yarısının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, faiz ve harç yönünden davacı vekili tarafından, esas yönünden davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu Dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı talep ettiği alacağa faiz uygulanmasını da talep etmişttir. Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup; kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükmü göstermelidir(HMK.m.26;297/2). Durum böyleyken ve mahkemece alacağa da hükmedilmesine rağmen; faiz hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3-Davacı tarafça davanın başında ve bozmaya ilişkin ilk kararda tamamlanan karar ve ilam harcının 6100 sayılı HMK'nun 323/1-a maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sayılarak davalı üzerinde bırakılması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün yukarıda (2.) ve (3.) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 367,00 TL peşin harcın davalıya, 366,80 TL'nin de davacıya iadesine 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy