MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2014
NUMARASI : 2012/1268-2014/113
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayet eden borçlu idare vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; idare aleyhine aynı ilama dayalı olarak Anadolu 10 İcra Müdürlüğü'nün 2012/14246 Esas ve 2012/14247 Esas sayılı takip dosyaları ile iki ayrı icra takibi başlatıldığını, vekalet alacağı için 2012/14246 Esas sayılı dosya ile alacaklı vekillerinin asıl alacaklı sıfatıyla, 12/14247 sayılı dosya ile de vekil edenleri adına tazminat ve faizinin tahsili için takip başlattıklarını her iki takipten ayrı ayrı vekalet ücreti ve icra masrafının talep edildiğini, ayrıca ilamda yasal faize hükmedildiği halde icra emrinde kamu alacaklarına uygulanan, en yüksek faizin talep edildiğini, ve ilamın henüz kesinleşmediğini, ilamda müteselsilen tahsile karar verilmediği halde, alacağın tamamının istendiğini, belirterek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; şikayet tarihinden sonra ve yargılama sürerken, davalılar vekilinin talebi üzerine şikayete konu hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle şikayetin konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm; şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şikayete konu icra takip dosyasına, haciz konulan banka hesabından şikayet tarihinden sonra para gönderildiği, alacaklılara ödendiği ve alacaklı vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine İcra Müdürlüğü'nce ilgili bankaya haczin kaldırılmasına dair yazı yazıldığı anlaşılmaktadır. Haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın tahsilatı borçlunun şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK b. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy