MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasında asıl davada mahkemenin görevsizliğine ve davanın kabulüne, karşı davanın kabulüne dair ...1. Aile Mahkemesinden verilen 19.02.2014 gün ve 503/182 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı ... vekili, boşanma davası ile birlikte açılan davada, dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyaları ve aracın rayiç değerleri ile dava dilekçesinde belirtilen paraların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı ... vekili, asıl davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Mahkeme ilk kararında, "...karşı davacının talebinin 20.000-TL olarak karşı davalıdan tahsiline, TMK'nun 174/1 maddesi gereğince 15.000-TL maddi tazminatın ve TMK'nun 174/2 maddesi gereğince 10.000-TL manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, tarafların fazlaya ilişkin talebinin reddine..." karar vermiş, hükmün davacı-karşı davalı vekili tarafından aleyhine hükmedilen tazminat yönünden, davalı-karşı davacı vekili tarafından karşı tarafın boşanma davasının kabulü kararı ile buna bağlı tazminat istemlerinin kabullerine ilişkin bölüm yönünden temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2009 tarih, 2009/4116 Esas-2009/7261 Kararı “...1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-davalı kadın maddi tazminat olarak, eşine ödünç verdiği 5000 TL'yi, 250 gram 22 ayar bileziklerin rayiç değerini, eşinin borcuna karşılık ödediği 550 TL'yi, ev sahibine ödenen 300 Euro'yu ve aracın rayiç değerini talep etmiştir. Davacı-davalı kadının tazminat talepleri boşanmanın eki niteliğinde değildir. Bu taleplerin hatalı nitelendirme ile Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi kapsamında kabul edilerek
yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. 3-Davacı-davalı kadının temyizine gelince; Davalı-davacı kocanın evin 1/2 bedeline ilişkin talebi boşanmanın eki niteliğinde olmayıp değer artış payına ilişkindir. Bu istek eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesi halinde incelenebilir (TMK.md.227). Başvurma harcı ile nispi harç alınmıştır. Mahkemece değer artış payı alacağına ilişkin davanın tefrikine karar verilmesi boşanma davasının sonucunun beklenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, temyiz edilen hükmün 2. ve 3. bentlerde gösterilen nedenlerle bozulmasına, bozma nedenleri uyarınca vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu sair yönlerin 1. bentte gösterilen nedenlerle onanmasına, ..." gereğine işaret edilerek onama-bozma sevk edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "...davacı-karşı davalının davasının kabulü ile, 5.000-TL ödünç para, 550-TL kira parası yönünden mahkemenin görevsizliğine, 12 adet 22 ayar 13 er gr lık bileziklerin aynen iadesine, olmadığı takdirde değeri olan 2643,57-TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsiline, davalı-karşı davacının davasının kabulü ile, 10.142,80-TL'nin karar tarihinden itibaren yasal faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsiline..." karar verilmesi üzerine; hüküm, her iki taraf vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu Dairesinde hüküm tesis edildiğine, taraflar arasındaki yararlar dengesine, TMK'nun 4. maddesinde (TBK md. 50/2) öngörülen hukuk ve hakkaniyet ilkelerine uygun bulunduğuna göre, her iki taraf vekilinin aşağıda belirtilen bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hakim tarafların talep sonucuyla bağlı olup; taleplerden her biri hakkında verilen hükmün kararda gösterilmesi gerekir. (HUMK.m.26/1, 297/2). Davacı-karşı davalının asıl davada 07 KT 857 plakalı araç nedeniyle katkı payı alacağı isteği bulunduğu halde mahkemece bu istek hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3- Davalı-karşı davacının karşı davasında kendi adına trafik sicilinde kayıtlı olan 07 KT 857 plakalı araç nedeniyle herhangi bir talep ve davası bulunmadığı halde bu araç nedeniyle katkı payı alacağı hesaplanıp lehine fazla alacağa hükmedilmesi de doğru değildir.
4- Davalı-karşı davacı lehine takdir edilen katkı payı alacağına ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yanlışa düşülerek faizin karar tarihinden itibaren başlatılması doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, her iki taraf vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1.) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine ve 174,20 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalı-karşı davalıya iadesine, 10.02. 2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.