MAHKEMESİ: İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 11/02/2014
NUMARASI: 2013/818-2014/90
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Takibin İstanbul 4.Tüketici Mahkemesi'nin 14.08.2012 tarih ve 2011/636 Esas 12/647 Karar sayılı ilamına dayandığı; ilamda “... aracın ayıplı olduğunun tespitine, ayıplı malın davacı tarafından davalılara iadesine, aynı marka ve model ayıpsız yeni aracın davalılardan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği görülmüştür.
Borçlular vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, iade edilmeyen ve bedeli belirli olmayan asıl alacak-araç bedeline faiz işletilmek suretiyle ilama aykırı olarak düzenlenen muhtıranın iptaline, asıl alacak olan araç bedeline faiz işletilemeyeceğine karar verilmesini talep etmiş; Mahkemece, ilk muhtıranın tebliğ tarihi itibarıyla borçlunun temerrüde düştüğünden bahisle şikayetin kabulü ile 30.10.2013 tarihli muhtıranın iptaline, bedele ilişkin ilk muhtıranın tebliğ tarihi olan 22.04.2013 tarihinden itibaren faiz hesaplaması yapılmasına karar verilmiş; karar, borçlular vekilince temyiz edilmiştir.
İİK'nun 24. maddesi gereğince, ayıpsız aracın verilmesinin mümkün olmaması halinde İcra Müdürlüğü'nce bu yasa kapsamında haciz tarihi itibarıyla malın değeri tespit edilerek ödenmesi için borçluya muhtıra tebliği ile temerrüt oluşacağından bu tarihten itibaren yasal faiziyle tahsili istenebilir. Her ne kadar faiz hesaplamasındaki kural bu ise de ilamda alacaklı tarafa da bir edim yüklenmiş veya alacağın tahsili koşula bağlanmış ise bu hususlar yerine getirilmeden takibe devam olanağı bulunmadığından bu halde faiz başlangıcı edimin veya koşulun yerine getirilmesi tarihine uzar, bir başka anlatımla bu halde faiz koşulun veya edimin yerine getirilmesi tarihinde başlar.
Takip dayanağı ilamda ayıplı malın iadesi ile ayıpsız yeni aracın verilmesi hükme bağlandığına göre, buna göre edimlerin eş zamanlı ifası gerekmektedir. Faizin başlaması için ayıplı aracın iade edilmiş olması ve ayıpsız aracın bedelinin belirlenmesi zorunludur. Bu şartlardan hangisi daha sonra gerçekleşmiş ise faizin bu tarihten itibaren işletilmesi gerekir. Somut olayda, İstanbul 17. İcra Mahkemesi'nin 2013/594-716 sayılı kararı ile aracın değeri 03.10.2013 tarihinde 52.250 TL. olarak belirlenmiş ise de aracın iade edilmediği iddiası araştırılarak iadenin gerçekleşip gerçekleşnediği hususu netleştirildikten sonra yukarıdaki kurallara göre uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi amasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
16.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.