MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi, .... İcra Müdürlüğü’nün 2008/7434 sayılı ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/8222 sayılı takip dosyalarında trafik kaydına haciz konulan ....plaka sayılı aracı noterde yapılan 30.04.2010 tarihli sözleşme ile satın aldığını, mülkiyetin hacizden önce kendisine geçtiğini, 21.02.2012 tarihi itibarı ile haczi öğrendiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, alacaklı .... Varlık Yönetim A.Ş. vekili, aracın yakalama kararının trafik kaydına işlenmesinden sonra satın alındığını, bunun da iyi niyetli olmadığını, haczi öğrenme tarihine göre davanın yasal süresi içinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı alacaklı ... A.Ş. vekili, davanın esası hakkında beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı gerekçesi ile davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı LBT Varlık A.Ş. vekili ve Vodafon A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmişir.
1-Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK'nun 96/3. maddesi uyarınca, malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü şahsın öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir, aksi halde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder.
7 günlük süre hak düşürücü mahiyette olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, dava doğrudan açılmış olup, bunu engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Ne var ki bu durumda da davanın haczi öğrenme tarihine göre 7 gün içinde açılması gerekir ki Yargıtay'ın ve Dairemiz'in yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.
Davacı taraf, haczi öğrenme tarihinin 21.02.2012 olduğunu iddia etmektedir, ancak dava konusu araç ile ilgili fiili yakalama tutanağı bulunmaktadır. Mahkemece anılan tutanak getirtilip incelenmeli, yakalama işlemi sırasında aracın kimin kullanımında olduğuna bakılmalı, buna göre haczi öğrenme tarihi tespit edilerek öncelikle süre aşımının bulunup bulunmadığı hususu saptanmalıdır.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
ve 21,15 TL peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.