MAHKEMESİ: Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/05/2014
NUMARASI: 2014/488-2014/517
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3892 sayılı dosyası ile borçlu aleyhine Antalya 6. Aile Mahkemesi'nin 2014/8 Esas sayılı dosyası ile verilen müşterek çocuk ile kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ara kararına dayalı ilamlı icra takibine başlandığı, borçluya Örnek 3 nolu icra emri tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından ilam niteliğinde olmayan ara kararına dayanılarak ilamlı takip yapılamayacağı ve ayrıca İcra Müdürlüğü'nce ilama uygun olarak da icra emrinin gönderilmediği belirtilerek İcra emrinin iptali istemi ile İcra mahkemesi'ne başvurulduğu anlaşılmıştır.
Takibe konu ara karar, ihtiyati tedbir kararı olup, bu kararın infazı ile ilgili istek İİK'nun 25/a maddesine göre infaz edilemez. Bu tür kararlarda tedbirin infazı için mahkemesince icra müdürlüğü veya yazı işleri müdürü veya bir başka adliye görevlisi infaz memuru olarak tayin edilir. 6100 sayılı HMK'nun 394.madde (HUMK. m. 101) ve bunu izleyen maddeler uyarınca mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarının esasına ve infazına yönelik şikayetlere de tedbir kararını veren mahkemece (somut olayda Aile Mahkemesi'nce) bakılması zorunludur. Bu durumda, ilgilinin ihtiyati tedbir kararının yerine getirilmesini mahkemesince belirlenen infaz memurundan istemesi gerekirken ilamlı icra takibi yoluna başvurulması ve icra emrinin tebliği hukuken mümkün değildir.
O halde Mahkemece bu husus re'sen gözönüne alınıp, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, icra emrinin, dayanak Antalya 6. Aile Mahkemesi'nin 2014/8 Esas sayılı ara kararına uygun düzenlendiği gerekçesi ile şikayetin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK b. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy