MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2011/298-2013/369
Hazine ile F.. M.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.06.2013 gün ve 298/369 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava konusu 330 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık ve çetilik yerlerden olduğunu, ancak kadastro tespitleri sırasında davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek.. ada .. nolu parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazın Hazine ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kadimden beri sürülüp ekilen tarım arazisi niteliğinde olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olup davacı tarafın tespit sırasında 3402 sayılı Yasa'nın 14'ncü maddesinde şartların gerçekleşmediğine yönelik davasının yersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; her ne kadar yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, dava konusu 330 ada 6 parsel sayılı taşınmaz, kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili, nizalı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık ve çetilik yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Bilindiği üzere ve kural olarak, bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için kadastro tespit tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1979 – 1989 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan,
fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendislerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu ile teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle mümkün olduğuna keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu taşınmazın niteliğinin, kullanım şekli ve süresinin yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulması, HMK.m.290/2. (HUMK'nun 366.) maddesi uyarınca bilirkişi olarak tayin edilecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresini gösterir biçimde yakın plan ve panoramik renkli fotoğrafları çektirilerek Mahkeme Hakimince onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, fotoğraflar üzerinde teknik bilirkişice yerin işaretlenmesi, ayrıca nizalı parsele komşu .. ada 5 nolu parselin dosya kapsamındaki kayıt ve belgelere göre davalı olduğu anlaşıldığından, bu parsel hakkındaki yargılama esnasında yapılan keşifte, eldeki dava konusu .. ada ..nolu parselin kim adına veya hangi nitelik ile gösterildiğinin araştırılması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.