MAHKEMESİ: Bolvadin İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/12/2012
NUMARASI: 2012/37-2012/74
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davalı Finansbank 09.04.2012 tarihli birinci haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine, 18.04.2012 tarihli yazı ile, borçlunun 32.......... sayılı hesabında 8.148,00 TL bulunduğunu ve borçlunun banka ile imzaladığı tüm sözleşmelere dayalı olarak kullandığı kredilerden ve/veya kefaletlerinden dolayı Banka'ya borçlu olduğu tespit edildiğinden doğmuş olacak tüm hak ve alacakların Banka'larına rehinli olduğunu, bu nedenle; borçlunun anılan hesabında bulunan bakiye üzerine, Banka'nın bilcümle alacakları ile birlikte komisyon alma hakkı ile oluşacak tüm fer'ilerin kesintisini yapma yükümlülüğü ve rehin, hapis, takas ve mahsup haklarından sonra gelmek kaydıyla haciz tatbik edildiğini itirazen bildirmiştir. Banka'nın bu cevabi yazısı üzerine, alacaklı vekili tarafından, üçüncü kişi Banka'nın istihkak iddasının reddine karar verilmesi isteğiyle eldeki dava açılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne; Bolvadin İcra Müdürlüğü'nün 2012/91 Esas sayılı takip dosyasında davalı Finansbank'ın yaptığı istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı üçüncü kişi banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Banka'nın 89/1. haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine, mevduat üzerinde rehin ve hapis hakkı olduğunu ileri sürmesi istihkak iddiası niteliğindedir.
Mahkemece; yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli değildir. Mahkemece; yapılması gereken iş, öncelikle üçüncü kişi Banka'dan, davalı borçlu Şirket ile Banka arasında imzalanan sözleşmelerin tarihini gösterir onaylı bir örneği ile ödeme planının ve varsa tahsilât makbuzlarının getirtilip, birinci haciz ihbarnamesinin davalı bankaya tebliğ edildiği tarih itibarı ile Banka'ya olan borcun varlığını koruyup korumadığı, borç var ise ne kadar olduğu ve borçlu mudinin hesap hareketleri incelettirilerek, Banka tarafından rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı ileri sürüldükten sonra borçlunun hesabından serbestçe tasarruf edip etmediğinin belirlenmesi için banka hesap işleri konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Aynı şekilde bankanın, çekle işleyecek hesap açarken ve çek karnesi verirken gerekli basiret ve itinayı göstermek zorunda olduğu da dikkate alındığında rehin hakkını sadece karşılıksız kalan çekler ve ibraz edilmeyen çekler ile ilgili olarak ileri sürebileceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle haciz tarihi itibarı ile tamamen ya da kısmen karşılıksız kalan çeklerden doğan yasal sorumluluk miktarı ile henüz muhatap bankaya ibraz edilmeyen çek yapraklarından kaynaklanan risk miktarı toplamı banka kayıtları üzerinde yaptırılacak teknik bilirkişi eli ile saptanmalıdır.
Mahkemece belirtilen tüm bu maddi ve hukuki özellikler dikkate alınmadan bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.