MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2012/784-2014/504
M.. M.. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile R.. M..-G..r Gmbh ve S.. Ş.. aralarındaki istihkak davasının kabulüne dair Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.06.2014 gün ve 784/504 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı R.. M..-G.. Gmhb vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.11.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı R.. M..-G.. Gmhb vekili Av. C.. Y.., davacı M.. Matbaa Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. Y. İ.. G.. geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/5514 sayılı takip dosyasında yapılan 27.09.2012 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu şirket ile aralarında hiçbir bağ olmadığını, haciz esnasında adreste borçlunun faaliyette bulunduğuna dair hiçbir delil bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve 3. kişi şirketlerin faaliyet alanlarının aynı olup aynı adreste faaliyette bulunduklarını, takibe konu dayanak senetlerde yazan adresin haciz adresi olduğunu ayrıca 3. kişi şirketin çalışanları ile borçlu çalışanları ve ortakları arasında akrabalık bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, haciz adresi ile bir ilgileri olmadığını mahcuzların 3. kişi şirkete ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haciz esnasında 3. kişi şirket yetkilisinin ve çalışanlarının hazır bulunduğu, istihkak iddiasında bulunan 3. kişi şirketin borcun doğumundan çok önce 27.01.2009 tarihinde kurulduğu, borcun doğum tarihinin 2011 yılının Şubat, Nisan ayları olduğu, borcun doğumundan önceki fatura ve usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve belgeler ile haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu gösteren bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve lehe tazminat takdir edilmediğinden davacı üçüncü kişi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu taşınır malların haczine ilişkin 27.09.2012 tarihli haciz tutanağında haciz adresinin borçluya ait T.. Mah Dr A..D... Cad No:.../.. Depo Girişi Giriş Kat adresi olduğu belirtilmiştir. Davacı 3. kişi ise haczin kendisine ait olan işyeri adresinde yapıldığını ileri sürmektedir.
Borçlu ve 3. kişi şirketlerin Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde borçlu şirketin faaliyet adresini 13.05.2009 tarihi itibari ile "T.. P.. Ordu Cad M.. Bölümü No:../..B" adresine taşıdığı 3. kişi şirketin de aynı tarihte adresini "T.. P.. Ordu Cad Mia Bölümü No:../4A" adresine taşıdığı, borçlu şirketin 25.11.2009 tarihi itibari ile adresinin "S.. Te.. Mah Dr A.. D.. Cad No:.. Giriş Kat" olduğu, 3. Kişi şirketin ise 01.10.2009 itibari ile "S..T.. Mah Dr A..D.. Cad No:../1" adresinde faaliyet göstermekte iken 15.09.2011 tarihi itibari ile aynı adreste No:.. Giriş Depo bölümünde faaliyetine devam ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle uzman bilirkişi refakatinde mahallinde keşif incelemesi yaparak, aynı zamanda borçlu ve 3. kişi şirketlerin ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırarak, haciz mahallinin özelliklerini borçlu ve 3. kişi şirketlerin işyerlerinin aynı mı yoksa farklı yerler mi olduğunu belirlemek, şirketlerin gelir ve gider kayıtları ile çalışanlarını vb hususları saptayıp, bunların ticari faaliyetlerini aynı yerde fiilen tek şirket gibi yürütüp yürütmediklerini belirlemek, sunulan faturaları düzenleyen şirketlerin defterlerinde inceleme yaparak gerçekliklerini saptamak, borçlu tarafından 3. kişi adına düzenlenmiş faturalar olduğu da gözönüne alınarak borçlunun ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralıp almadıkları hususlarının mahallinde kolluk incelemesi ile ve ticari kayıtların yanı sıra vergi kayıtları üzerinde yaptırılacak inceleme ile açıklığa kavuşturup, sonucuna göre de faturaların gerçekliği ile mahcuzlara uygunluğunu yine keşif ve bilirkişi incelemeleri ile tespit edip toplanan delillere göre bir karar vermekten ibarettir.
2-Davacı 3. kişinin açtığı istihkak davasının yargılaması sonunda Mahkemece dava kabul edilmiştir. Bu durumda, davacı (3.kişi) tarafın İİK'nun 97. maddesine dayalı olan kötüniyet tazminatı istemi konusunda Mahkemece olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da doğru görülmemiştir.
Belirtilen tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, eksik ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 3.969,85 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 3.944,90 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı R.. Malnar-G.. Gmhb'ye iadesine, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy