MAHKEMESİ: Maden İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/06/2013
NUMARASI: 2013/4-2013/6
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İcra Mahkemesi'nce verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararı kesinleşmesi koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil eder.
Somut olayda borçlu aleyhine kamulaştırmasız elatma tazminat alacağı ilamına dayalı olarak 27.04.2010 tarihinde ilamlı takip başlatılmış, alacağa Anayasa 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarına göre faiz istenmesi karşısında, borçlu Maden İcra Hukuk Mahkemesi' ne başvurarak yasal faiz oranlarına göre faiz istenmesi gerektiğinden bahisle faize itiraz etmiş, Mahkemece, itiraz kabul edilerek yasal faiz oranlarına göre dosya hesabı yapılmasına karar verilmiş, 13.01.2011 tarih ve 2010/7 Esas 2011/4 Karar sayılı iş bu karar kesinleşmiştir. Bu karardan sonra hesap edilen borcun takip dosyasına 12.05.2011 tarihinde ödenmesinden sonra, alacaklı vekili 03.05.2012 tarihli dilekçesiyle Yargıtay 12.HD'nin 2011/67 Esas -15739 Karar sayılı ilamını da sunarak; bu içtihat gereğince Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarına göre bakiye borcun hesaplanmasını talep etmiştir. İcra Müdürlüğü'nce talep kabul edilerek 07.05.2012 tarihli muhtıra ile bakiye borcun bulunduğu ve ödenmesi borçluya bildirilmiştir. Borçlunun bu işleme karşı Maden İcra Hukuk Mahkemesi'ne şikayet başvurusu üzerine Mahkemece, faiz uygulanması ve anılan hesaplamada bir usulsüzlük bulunmadığından istemin reddine karar verilmiş 18.10.2012 tarih ve 2012/10 Esas 2012/9 sayılı iş bu karar temyiz edilmediğinden 31.10.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu karardan sonra İcra Müdürlüğü'nce alacaklı istemi doğrultusunda ilamın kesinleşmesine kadar yasal, kesinleşmeden sonra da Anayasa 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarına göre hesaplama yapılarak , borçluya 24.04.2013 tarihli muhtıra ile bakiye 41.177 ,02 TL'nin ödenmesi ihtar edilmiştir. Borçlu bu son muhtıraya karşı İcra Mahkemesine şikayet başvurusunda bulunmuştur.
Mahkemece; evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu, Maden İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/7 Esas sayılı ilamının bu dosya yönünden kesin hüküm teşkil ettiği ve bu kararda alacağın yasal faiziyle tahsili gerektiği karar altına alındığından bahisle şikayetin kabulü ile borç muhtıranın iptaline karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmüne esas aldığı 2010/7 Esas sayılı karardan sonra yine aynı takip dosyası için aynı konuda Maden İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/ 10 Esas 9 Karar sayılı dosyasında farklı bir karar verildiği, bu kararın da taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle 31.10.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, son kesinleşen icra mahkemesi kararı ile önceki icra mahkemesi kararı hükmü ortadan kalktığı için Mahkemece, son İcra Mahkemesi hükmü nazara alınarak Anayasa 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarına göre faiz istenemeyeceğine yönelik şikayetin reddi ile; ilamın kesinleşme tarih tespit edilerek bu tarihe kadar yasal, bu tarihten itibaren de kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarına göre, ödemeler de mahsup edilerek dosya hesabının gerektiğinde bilirkişi vasıtasıyla yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy