MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/11/2013
NUMARASI : 2013/638-2013/784
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ipotek borçlusu olan şikayetçi Ş.. K.. İcra Mahkemesi'ne başvurusunda taraflarına ihtar gönderilmediğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
İcra Mahkemesi'nce 10.10.2013 tarihli tensip tutanağı ile alacaklıya "davacıya muacceliyet ihtarı veya kat ihtarı gönderilmiş ise tebliğ şerhli örneğinin sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir.
Alacaklı tarafından ipotek borçlusuna ipotek akit tablosundaki adreslerden birine gönderilen ihtar tebligatı sunulmuş ve Mahkemece 2. adrese tebligat çıkartılmadığı gerekçesiyle bu borçlu yönünden takibin iptaline evrak üzerinden karar verilmiştir.
Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde ihtarın borçlunun ipotek akit tablosunda yer alan 2. adresinde bizzat tebliğ edildiğini ileri sürerek tebligat örneğini sunmuştur.
İİK'nun 18/2. maddesinde "Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olmadığını takdir eder, duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir." hükmüne yer verilmiştir
Mahkemece, İİK'nun 18/2 maddesi uyarınca duruşma açılarak ve deliller toplanarak uyuşmazlığın esasını tespit ederek sonuca gitmesi gerekirken evrak üzerinden karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, tensip ara kararı ile 2 hafta kesin mehil verilmişse de kesin mehlin sonuçları hatırlatılmamış ve sonuçları gösterilmemiş olduğundan kesin mehlin gereği yerine getirilmediğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy