MAHKEMESİ : Tire İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2013/21-2013/74
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu hakkında başlatılan ilamlı takipte borçlunun gayrimenkullerine 03.08.2011 tarihinde haciz konulmuş, borçluya çıkarılan 103 tebligatı 12.02.2013 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş, borçlu İcra Mahkemesi'ne 04.03.2013 tarihinde başvurmuştur.
Mahkemece, 103 tebligatından itibaren 7 gün içerisinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle istem süreden reddedilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesinde ise "kendisine tebilgat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılacak kimselerden hiçbiri adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veya zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine varsa yönetici veya kapıcıya bildirir..." hükmüne, adresten geçici ayrılma haline dair, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliği'nin 30. maddesinde ise "...tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir..." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda şikayetçi borçluya çıkarılan tebligat parçasında "pazarda olduğundan" şerhi bulunmakta ise de bu bilgiyi kimin verdiği hususunda açıklık yoktur. Tebligat parçasında adı geçen Z.. E.. 'in her ne kadar haber bırakılan komşu olarak ismi geçmekte ise de, borçlunun adreste bulunup bulunmadığı yönünde beyanına başvurulan komşusu olup olmadığı belli olmadığı gibi, imzasının bulunmadığı ve imzadan imtina ettiği şerhinin de bu kişiye ait olduğu anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle 103 tebligatının Tebligat Kanunu 21. maddesine ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine uygun olmadığı düşünülmeksizin işin esasının incelenmesi gerekirken istemin süreden reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.