MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Borca İtiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, takibe konulan kredi borç senedinin ilam niteliğinde olmadığını, senedin takip talebine eklenmediğini, faiz oranının borç ilişkisine ve sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi gereğince müteselsil kefil olmak isteyen kişinin müteselsil kefil olmak istediğini, kefaletin tarihini ve sorumlu olacağı azami miktarı kendi el yazısı ile yazmasının zorunlu olduğu, somut olayda şikayetçinin sözleşmenin 6. sayfasındaki tabloya sadece imza attığı, el yazısı ile yukarıda belirtilen hususları yazmadığı ve ayrıca TBK'nun 584. maddesi gereğince sözleşme anından önce eşten yazılı rıza alınmadığı anlaşılmakla kefalet sözleşmesinin hükümsüz olduğu ve şikayetçi aleyhine takip yapılamayacağı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiş olup hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1581 sayılı Kanun'un 12. maddesinde; "Kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleriyle kayıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler, ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tastik olunur. Bu suretle tastik olunan senetler ve belgeler İİK'nun 38. maddesinde yazılı belgeler hükmündedir" düzenlemesine yer verilmiştir. İİK.nun 38.maddesinde ise; "Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir" hükmü yer almaktadır.
01.04.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5661 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde ise ...Tarım Kredi Kooperatifleri'nden 30/01/2004 tarihinden önce birden çok üreticinin/kooperatif ortağının birbirlerine karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olarak toplu köy ikrazatı/grup kredisi şeklinde kullandıkları tarımsal kredilerden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tasfiye olunacak alacaklar/takip
hesaplarında kayıtlı borcu bulunanların (borcu yeniden yapılandırılmış olanlar dahil) bu sözleşmelerden doğan kendi borçlarını, Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Anonim Şirketi ve Tarım Kredi Kooperatifleri mevzuatında yer alan ödeme esaslarına göre; faiz, masraf, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer her türlü fer'ileri ile birlikte 31/12/2007 tarihine kadar tamamen ödemeleri ya da bu tarihe kadar yeniden yapılandırmaları ve yeniden yapılandırılan borçların yapılandırma koşullarında tamamen ödenmesi şartıyla, aynı sözleşmedeki diğer tarımsal kredi borçlularına olan kefalet sorumluluğu ödeme tarihi itibariyle son bulur. Kendilerine ait tarımsal kredi borçlarını bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce faiz, masraf, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer her türlü fer'ileri ile birlikte tamamen ödeyenlerin tarımsal kredilerden kaynaklanan ve aynı sözleşmedeki diğer borçlulara olan kefaletten sorumluluğu ise bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona ereceği düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, icra takibine konu edilen 14.12.2012 tarih ve 856 nolu Kredi Genel Sözleşmesi' nin eki olan 4894,18 TL ve 1750,00 TL tutarlı iki adet borç senedinde ihtiyar heyeti (muhtar ve azalar) imzalarının yukarıda yazılan koşulları taşıyıp taşımadığı bu suretle ilam niteliği bulunup bulunmadığı Mahkemece değerlendirilip karar verilmelidir. Anılan senetlere özel yasasında ilam niteliği tanınmış olup ilamlı takibe konu edildiklerinde özel yasasına göre koşulların tartışılması gerekirken TBK'na göre değerlendirme yapılması doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.