MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili diğer şikayet nedenleri yanında; takip konusu ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/82 ve 2013/613 sayılı kararında maddi ve manevi tazminat, peşin harç, nispi vekalet ücreti ve yargılama giderinden borçluların müteselsilen sorumlu olacağına ilişkin karar verilmediği halde icra emrinin, müteselsil sorumluluk esasına göre düzenlendiğini, ayrıca hükmün ilk parağrafı haricindeki hiçbir maddesinde faizden bahsedilmediği halde, icra emrinde faiz istendiğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; ... Bakanlığı'nın takibin dayanağı olan ilama göre 204.486.37.-TL maddi tazminattan sorumlu olduğu belirtilerek, peşin harç ve mahkeme masrafına ilişkin icra emrinin iptaline, faiz talep edilemeyeceğine ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil isede;
HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas-1997/776 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Sınırlı yetkili icra mahkemesi hakimi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir (HGK'nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 Esas., 2000/746 Karar.)
Takibe konu dayanak ilamda; ...'in maddi zararı olan 817.945,49-TL'den sigorta tarafından karşılanan 110.655,60-TL'nın mahsubundan sonra kalan 500.446,79-TL maddi zararın olayda %75 kusurlu olan ... ve ...; 204.486,37-TL maddi zararın %25 kusurlu olan ... ve ... Bakanlığı'ndan; sigortalar yönünden, poliçe limiti dahilinde ihbar tarihini takip eden 8 günden sonra başlamak üzere diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 13/07/2010 tarihinden itibaren, tarafların kusurları da nispete alınarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiş; hükümde ... Bakanlığı aleyhine manevi tazminat ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğuna dair bir kararın olmadığı anlaşılmaktadır.
Şikayete konu icra emrinde ise; ... ile ... Bakanlığı'ndan 206.188,12 TL maddi tazminat ile 16.750 TL manevi tazminat için olay tarihinden itibaren faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri, talep edilmiştir.
Bu durumda; icra emrinde, takibe konu ilamda ... Bakanlığı aleyhine faize hükmedilmediğinden, karar tarihinden itibaren faiz istenilmesi gerekirken, olay tarihinden itibaren faiz istenilmesi doğru değildir.
Ayrıca manevi tazminat ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin aleyhine hüküm kurulmadığı halde, ... Bakanlığı'ndan vekalet ücreti,yargılama gideri ve manevi tazminatın talep edilmesi de usülsüzdür
Mahkemece tüm bu hususlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 09.12,2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy