MAHKEMESİ : Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/06/2013
NUMARASI : 2011/676-2013/439
İ.. G.. ve müşterekleri ile S.. K.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.06.2013 gün ve 676/439 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar S.. K.. ve müşterekleri vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacı ve davalıların miras bırakanları M.. G.., B..G.. ve H..G..'nin mirasçıları olduklarını, aralarında taksim sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmeye göre; Orhangazi Y.. kain 5087 parsel sayılı taşınmazın ½ 'şer hisse ile davacılar K.. G.. ve O.. G..'ye, Orhangazi Muradiye Mahallesi'nde kain 77 ada 7 parsel ve Orhangazi Y..'de kain 1937 parsel sayılı taşınmazların davacı K.. G..'ye, Orhagazi Y.. kain 275, 3111 parsel sayılı taşınmazlar ile 2626 parsel sayılı taşınmazın ½'sinin davacılara verildiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazlardaki davalıların hisselerinin iptal edilerek, davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, 07.06.2013 tarihli yargılama oturumundaki beyanında ise; dava konusu 5087 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilerek 6504 ve 6505 parsel numaralarını aldıklarını, her ne kadar dava dilekçesinde Orhangazi Y..'de kain 275, 3111 parsel sayılı taşınmazlar ile 2626 parsel sayılı taşınmazın ½'sinin davacılar adına kayıt ve tescilini istenmiş ise de, bahsi geçen taşınmazların davacı İ.. G.. adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar E.. H.., A.. G.. ve E.. H.. 20.04.2012 tarihli yargılama oturumundaki imzalı beyanlarında; açılan davayı kabul ettiklerini bildirmişler, davalılar A.. E.. ve F.. K.. cevap dilekçelerinde; davacıların taksim sözleşmesini gerçekleştirmeye yanaşmadıklarını, kabul kararı verilecekse, taksim sözleşmesine göre tüm mirasçıların adına taksim sözleşmesinde belirtildiği şekilde iptal ve tescil kararı verilmesi gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de, davaya cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne, Bursa İli, O.. İlçesi, Y.. Köyü, 6504 ve 6505 parselde tapuya kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ile 1/2'şer hissesinin davacılar K.. G.. ve O.. G.. adına tapuya kayıt ve tesciline, Bursa İli, Orhangazi İlçesi, M.. Mahallesi, 77 ada 7 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın ile Bursa İli, Orhangazi İlçesi, Y.. Köyü, 1937 parselde tapuya kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ile tamamının davacı K.. G.. adına tapuya kayıt ve tesciline, Bursa İli, Orhangazi İlçesi, Y.. Köyü, 3111 parselde tapuya kayıtlı taşınmaz ile Bursa İli, Orhangazi İlçesi, Y.. Köyü, 275 parselde tapuya kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ile tamamının davacı İ.. G.. adına tapuya kayıt ve tesciline, Bursa İli, Orhangazi İlçesi, Y.. Köyü, 2626 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/2 hissesinin davacı İ.. G.. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Mahkemece; TMK 676. maddesinde yer alan yasal düzenleme açıklanarak, davaya konu taksim sözleşmesinin, tüm mirasçılar tarafından tereke malları üzerinde yapılan bir miras taksim sözleşmesi olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktır. Şöyle ki, davaya konu taşınmazların, kadastro ve tapulama tutanakları ile tapu kayıtlarının incelenmesinde; Bursa İli, Orhangazi İlçesi, M.. Mahallesi, 77 ada 7 parsel sayılı taşınmazın; kadastro çalışmalarında; 08.02.1961 ve Ekim 1963 tarihli tapuların kapsamında kaldığı açıklanarak tapu senedinde adı yazılı bulunanlar Bedri Güneri, T.. G.. ve M.. G.. adına 1/3'er hisse ile 04.10.1971 tarihinde tespit edildiği, 28.02.1971 tarihinde tespitin kesinleştiği, Bursa İli, Orhangazi İlçesi, Y.. Köyü, 3111, 275, 5087 ve 2626 parsel sayılı taşınmazların 1972 yılında yapılan tapulama çalışmalarında; 3111 parsel sayılı taşınmazın; 09.04.1970 tarih 33 ve 34 sıra numaralı tapu kayıtları esas alınarak, 275 parsel sayılı taşınmazın; 18.01.1961 tarih 97 sıra numaralı tapu kaydı, 2626 parsel sayılı taşınmazın, 18.03.1965 tarih 43 sıra numaralı tapu kaydı, 5087 parsel sayılı taşınmazın ise 26.03.1952 tarih 99 sıra, 14.4.1952 tarih 78 sıra, 08.11.1961 tarih 14 sıra numaralı tapu kayıtları esas alınarak M.. G.. mirasçıları N.. G.., A.. G.., S..G.., A.. G.., H.. G.., H.. G.., K.. G.., İ.. G.., O.. G.., N.. G.. adlarına 3/40'ar hisse, K.. G.. adına 10/40 hisse itibari ile tespit edilip, 26.02.1976 tarihinde tapuya tescil edildiği, Bursa İli, Orhangazi İlçesi, Y.. Köyü, 1937 parsel sayılı taşınmazın ise M.. G.. adına 26.02.1976 tarihinde tapulama yolu ile tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar, tarafların ortak mirasbırakanları M.. G.., B.. G.. ve H.. G..'nin mirasının, tüm mirasçılar arasında taksim edildiğini iddia etmektedir. TMK'nun 676. maddesi hükmüne göre; tapulu taşınmazlara ilişkin paylaşma szöleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Ancak; mirasçılar adına paylı mülkiyet şeklinde tapuya kayıtlı olan taşınmazlara ilişkin taksim sözleşmesinde, paylı mülkiyete geçilmekle taşınmazlar mirasbırakanların terekesinden çıktığından ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olmadığından, payın temliki resmi şekilde yapılması (TMK. m. 706, 6098 S. TBK. m. 237) gerekeceğinden, tüm mirasçıların katılımıyla da yapılsa bu sözleşmeye değer verilemez.
Somut olaya gelince, dosya arasında mevcut "taksim sözleşmesidir" başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; miras bırakanlar M.. G.., B.. G.. ve H.. G..'den kalan taşınmazların paylaşımına ilişkin olduğu ve adı geçen mirasbırakanların tüm mirasçılarının sözleşmede yer aldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, sözleşmenin hangi tarihte düzenlendiği senet üzerinde belirtilmemiş ise de; sözleşme içeriğinde "Orhangazi Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan mirasçılık belgelerine göre Bedri ve H..G..'nin mirasçıları olarak M.. G.. (vefat etmiştir), M.. H.., K.. H.., H.. D.. ile 25.05.1991 tarihinde bekar olarak vefat eden T.. G..
bulunmaktadır" ibaresinin yer aldığı göz öününde bulundurulduğunda, sözleşmenin mirasçı T.. G..'nin ölüm tarihi olan 25.05.1991 tarihinden ve yine dava konusu taşınmazların tapulama çalışmalarının yapılmış olduğu 1972 tarihinden sonra yapılmış olduğu kuşkusuzdur. Az yukarıda açıklandığı üzere; dava konusu taşınmazlardan 3111, 275, 5087 ve 2626 parsel sayılı taşınmazların 1972 yılında yapılan tapulama çalışmalarında; M.. G.. mirasçıları N.. G.., A.. G.., S..G.., A.. G.., H..G.., H.. G.., K.. G.., İ.. G.., O.. G.., N.. G.., K.. G.. adına paylı olarak tespitinin yapıldığı ve 26.02.1976 tarihinde tapuya tescil edildiği, taşınmazların sözleşme tarihinde mirasbırakan M.. G..'nin terekesine dahil olmadığı anlaşıldığından, bütün mirasçıların katılımı ile yapılmış olsa bile davacıların davasına dayanak olan taksim sözleşmesinin geçerli olduğundan bahsedilemez. Bundan ayrı; davaya konu taksim sözleşmesinde isimleri belirtilen mirasçılardan N.. (D..)'un sözleşme üzerinde imzasının bulunmadığı, TMK'nın 676. maddesine göre de, tüm mirasçıların katılımının bulunmasının geçerlilik şartı olduğu gözetildiğinde, bu durum da taksim sözleşmesinin gerçerdiz olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan olgular karşısında; davacının dayandığı miras taksim sözleşmenin TMK'nun 676. ve 706. maddeleri ile 6098 S. TBK. m. 237. maddeleri uyarınca geçersiz olduğudan ve miras taksim sözleşmesi hükmünde bulunmadığından, Mahkemece; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki; dosya arasında mevcut nüfus kayıtları ile veraset ilamlarına göre davacılar ile davalılar E.. H.., A.. G.. ve E.. H.. mirasbırakan Hatice Güneri ve B.. G..'nin mirasçılarıdırlar. Dava mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava olup, bir mirasçı diğer mirasçıya karşı her zaman miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunabilir. Davalılar E.. H.., A.. G.. ve E.. H.. 20.04.2012 tarihli yargılama oturumundaki imzalı beyanları ile açılan davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır. 6100 sayılı HMK'nun 308 (1086 sayılı HUMK.92.) maddesinde “..kabul, davacının talep sonucuna davalının tamamen veya kısmen muvafakat etmesi …”, HMK.nun 311 (HUMK. 95.) maddesinde ise, "kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." ifadeleri yer almaktadır. Kabul iradelerini fesada uğratan geçerli bir nedenin varlığı da ileri sürülmediğine göre, davalılar E.. H.., A.. G.. ve E.. H..'ın kabul beyanları davalıları bağlamaktadır. Mahkemece davayı kabul eden davalılar E.. H.., A.. G.. ve E.. H..'ın miras payları yönünden davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve tesciline karar verilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 8.815,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılar S.. K.. ve müştereklerine iadesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy