MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/09/2013
NUMARASI: 2013/162-2013/960
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendiğinde;
Sair temyiz itirazı yerinde değil ise de;
Borçlu vekili müvekkili aleyhine başlatılan takipte, takibin iptali için İcra Hukuk Mahkemesi'ne şikayet başvurusunda bulunulduğu halde müvekkilinin Vakıf Bank Konak Şubesi'nde bulunan hesabı üzerine haciz konulmasının usulsüz olduğu, yine 2942 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 6. madde ve 6111 sayılı Yasa Geçici 2. maddesi gereğince idarenin mal, hak ve alacağı üzerine haciz konulamayacağı, ayrıca 5302 sayılı İl Özel İdare Kanunu'nun 7/son hükmü gereğince hesaptaki paranın haczinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle, kaldırılması talebinde bulunmuştur.
Mahkemece; takibin iptaline ilişkin olarak İcra Hukuk Mahkemesi'nde şikayette bulunulmasının, takibin durdurulması yönünde tedbir kararı bulunmadığı sürece takibin devamı ve borçlu aleyhine haciz işlemi yapılmasına engel teşkil etmeyeceğinden bu konudaki talebin reddine, haczedilmezliğe ilişkin olarak aynı Mahkeme'nin 2013/169 Esas sayılı dosyasında şikayette bulunulduğu ve şikayetin reddine karar verildiğinden, bu tarihten sonra yapılan haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle haciz işleminin iptali şikayetinin de reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.'' düzenlemesi mevcuttur.
Yine aynı Mahkeme'nin 2013/169 Esas ve 2011/401 Karar sayılı ilamı incelendiğinde de; borçlu vekilinin şikayete konu takip dosyasında 06.04.2011 tarihinden önce yapılan haciz işlemlerinin 6111 sayılı Yasa 2. maddesi gereğince iptalinin talep edildiği, Mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece, şikayete konu edilen Vakıf Bank Konak Şubesi'nde bulunan hesaba haczin 22.01.2013 tarihinde konulduğu daha önceki hükmün 06.04.2011 tarihli hacze ilişkin olduğu, bu nedenle anılan şikayetin incelenmesine engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak, borçlunun 2942 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 6. madde ve 6111 sayılı Yasa Geçici 2. maddesine dayalı şikayetinin esasının, yine hesaptaki paranın 5302 sayılı İl Özel İdare Kanunu' nun 7/son hükmü gereğince haciz edilemeyeceğine ilişkin şikayetinin de incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, yazılı şeklide hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy