MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 14/05/2013 tarihinde borçluların adresine hacze gidildiğini, haciz mahallinde bulunan ...in haciz yapılan depoyu ... Şirketi'ne kiraya verdiğini, kira sözleşmesinde ...'nin kefil olduğunu, haciz mahalline gelen ... isimli kişinin de depoyu kiraladığını belirttiğini, borçluların müvekkili Bankaya olan borçlarından kurtulmak amacıyla mal varlıklarını muvazaalı olarak davalı 3. kişilere devrettiğinin açık olduğunu, borçlulara ait taşınmazların 04/01/2013 tarihinde istihkak iddiasında bulunan ...'a devredildiğini, ...'ın tek yetkili olduğu,...'nin 08/02/2013 tarihinde, tescil edildiğini, borçluların bu şirket üzerinden faaliyetlerine devam ettiğini, bu nedenlerle davalı 3. kişilerin istihkak iddiasının reddini, takibin devamını, 14/05/2013 tarihinde haczedilen menkul malların davalı borçlulara ait olduğunun tespitini, davalı 3. kişilerin %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, müvekkili şirketin iddia edildiği gibi borçlular ile bir organik bağının olmadığını, mülk sahibi tarafından söz konusu haczin yapıldığı deponun müvekkili şirkete kiraya verildiğini, kira sözleşmesinde ...'nin kefil olarak yer aldığını, daha sonra ...'nin bankalar ile kredi problemi olduğunun öğrenilmesi üzerine, yeniden başka kefil yazılarak kira sözleşmesi imzalandığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 14.05.2013 tarihinde haczin, borçlu şirketin daha önce faaliyet gösterdiği, ... adresinde yapıldığı, borçlular ile 3.kişilerin aynı işkolunda çalıştıkları, borçlu şirketin adresini takipten hemen sonra değiştirdiği ve ticaret siciline tescil ettirdiği, davalı 3. kişinin de aynı işyerini takip tarihinden sonra kiraladığı, bu durumda borçlular ile davalı 3. kişiler arasındaki hukuki ilişki işletme devri niteliğinde olup, İİK. 44. maddesi ve TBK. 202 maddesindeki prosedürün yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilmediği bu nedenle TBK. 202 maddesi gereğince devralan 3. kişi borçlu şirketin borçlarından sorumlu olacağından 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3.kişi 07 Büyük.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davalı borçlu ...ile davalı 3.kişi ....'nin faaliyet alanlarının farklı olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı borçlu şirketin haciz yapılan adresten ayrıldıktan yaklaşık 3 yıl sonra, davalı 3.kişi şirketin söz konusu yeri kiraladığı, yine işletme devrinin düşünülebilmesi için önemli ölçüde emtia devri olması gerekmekte olup bu hususun da kanıtlanamadığı, kaldı ki haczin yapıldığı ve kiralanan yerin boş depo olduğu, ayrıca davalı 3.kişinin mahcuzlara ilişkin faturalar ibraz ettiği, bundan ayrı davalı 3.kişi şirket ile davalı borçlu şirket arasında organik bağın tespit edilemediği açıklanan nedenlerle İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olduğundan bu yasal karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar davacı alacaklı, haczin yapıldığı yere ilişkin mülk sahibi ile davalı 3.kişi arasında yapılan ilk kira sözleşmesinde, borçlulardan ...'nin kefil olarak yer aldığını ileri sürmüş ise de; söz konusu kira sözleşmesi tek başına yasal karinenin aksini ispata yeterli olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy